Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen Nallıhan İğne Oyası Projesi, geleneksel el sanatlarını yapay zeka teknolojisiyle harmanlayan özel bir sergiye dönüştü.
Ankara, kültürel mirasın modern dokunuşlarla nasıl geleceğe taşınabileceğine dair etkileyici bir örneğe ev sahipliği yapıyor. Arı Kültür Merkezi’nde kapılarını açan Kalbin Emeği isimli sergi, Nallıhanlı kadınların el emeği göz nuru iğne oyalarını, fotoğraf sanatı ve dijital teknolojinin gücüyle bir araya getiriyor.
Geleneksel Sanata Dijital Dokunuş
Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünde hazırlanan sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden çıkan 60 eser yer alıyor. Projenin temelinde ise sadece bir sergileme değil, aynı zamanda kadın üreticilerin güçlendirilmesi ve yerel ekonominin dijitalleşmesi yatıyor.
Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, 2007 yılında Nallıhan’da tanık olduğu oya üreticisi kadınların azminden çok etkilendiğini ve bu sergiyi o gün verdiği bir sözün nişanesi olarak gördüğünü belirtiyor. Kadın kooperatiflerine verilen dijital pazarlama ve muhasebe eğitimleriyle, geleneksel üretimin profesyonel işletmelere dönüşmesi hedefleniyor.
Yapay Zeka ile Duygu Analizi
Sergiyi dünyada bir ilk kılan özellik ise iğne oyası yapan kadınların o anki duygu durumlarının yapay zeka aracılığıyla analiz edilip dijital sanat eserlerine dönüştürülmesi oldu. Bu yöntemle, geçmişin zarafeti ile geleceğin teknolojisi arasında güçlü bir bağ kuruldu.
Geçmişle gelecek arasında bir köprü kurmayı amaçlayan bu özel sergi, kadın emeğinin toplumsal hayattaki kıymetini vurguluyor. Sanatseverler, Nallıhan’ın kültürel dokusunu yansıtan bu eserleri 18 Mayıs tarihine kadar Arı Kültür Merkezi’nde ziyaret edebilirler.