Filistin halkının vatanları ve özgürlükleri adına verdiği tarihi bağımsızlık mücadelesini merkezine alan "Filistin 36" filmi, sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 2026 Oscar Ödülleri’nde Filistin’in resmi adayı olan ve dünya çapında 86 ülkenin başvurusu arasından ilk 15 filmlik kısa listeye (shortlist) girerek büyük bir uluslararası başarı elde eden TRT ortak yapımı film, 17 Temmuz’dan itibaren tüm Türkiye’de vizyondaki yerini alacak.
Uluslararası Sinemanın Dev İsimleri Bu Kadroda
Yönetmen koltuğunda, daha önce "Wajib", "When I Saw You" ve "Salt of This Sea" filmleriyle Filistin'in Oscar adaylığı yolculuklarını sırtlayan ödüllü sinemacı Annemarie Jacir’in oturduğu yapım, görkemli oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Yapımcılığını Ossama Bawardi’nin üstlendiği filmde; Hiam Abbass, Kamel Al Basha ve Yasmine Al-Massri gibi güçlü isimlerin yanı sıra Jeremy Irons, Liam Cunningham, Robert Aramayo ve Billy Howle gibi Hollywood ve dünya sinemasının usta aktörleri bir araya geliyor. Türkiye ile birlikte Filistin, İngiltere, Fransa, Danimarka, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün ortaklığında hayata geçirilen proje, evrensel bir özgürlük çığlığını insan hikayeleri üzerinden beyaz perdeye aktarıyor.

Vizyon Öncesi İstanbul’da Dev Buluşma
Dünya prömiyerini Eylül 2025’te prestijli Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren ve Türkiye'deki ilk selamını Boğaziçi Film Festivali’nin açılışında veren "Filistin 36", vizyon yolculuğundan hemen önce çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Film, 16 Temmuz Perşembe günü saat 20.00’de 12 Punto etkinlikleri kapsamında özel bir ön gösterimle izleyici karşısına çıkacak. Bu anlamlı buluşma için filmin yapımcısı Ossama Bawardi ve başrol oyuncularından Karim Daoud Anaya da 12 Punto 2026'nın konuğu olarak İstanbul’a gelecek.
1936: Büyük Direnişin ve Kaçınılmaz Hesaplaşmanın Hikayesi
Tarihsel gerçeklerden ilham alan film, izleyiciyi sömürgeciliğe karşı başkaldırının alevlendiği 1936 yılı Filistin’ine götürüyor. Filistin köyleri, dönemin İngiliz sömürge yönetimine karşı topyekûn bir ayaklanma başlatırken; genç Yusuf, kırsaldaki evi ile Kudüs’ün hareketli sokakları arasında mekik dokumakta ve bu kaosun ötesinde kendine bir gelecek aramaktadır. Ancak Avrupa'dan gelen Yahudi yerleşimcilerin sayısının hızla artması, Filistin halkını İngiltere’nin otuz yıllık egemenliğine karşı tarihin en uzun ve en organize direnişinde birleştirir. Britanya İmparatorluğu’nun ve Ortadoğu coğrafyasının kaderini tayin edecek bu kaçınılmaz hesaplaşma, bireysel hayatları da geri dönülemez bir biçimde değiştirecektir.