Kurban Bayramı tatilinde 113 bin kişiyi ağırlayarak Türkiye’nin en çok ziyaret edilen ikinci kültür rotası olan Pamukkale, Denizli turizmi için yeni bir dönemin kapısını araladı. Sektör temsilcileri, bu başarının günübirlik gezilerin ötesine taşınarak şehre ekonomik değer katması için stratejik adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
Kurban Bayramı tatili, Türkiye’nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde hareketliliği zirveye taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın modern müzecilik hamleleri ve restorasyon projeleriyle ivme kazanan kültür turizmi, 1,5 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor bir seviyeye ulaştı. Bu tablonun en dikkat çekici aktörlerinden biri ise 113 bin 34 ziyaretçiyle Türkiye ikincisi olan Hierapolis-Pamukkale Ören Yeri oldu.
Turizmci Recep Altuntaş, elde edilen bu rakamların Denizli’nin uluslararası ölçekteki marka değerini bir kez daha tescillediğini belirtti. Altuntaş, "Pamukkale, sahip olduğu doğal ve tarihi mirasla Türkiye’nin en güçlü turizm markalarından biri olduğunu kanıtladı. Ancak bu tablo, şehrimizin gerçek potansiyelinin sadece bir yansıması" değerlendirmesinde bulundu.
Konaklama süresini uzatmak temel hedef
Denizli turizminin günübirlik ziyaretçi döngüsünden kurtulması gerektiğine dikkat çeken Altuntaş, şehrin turizm gelirlerini artıracak anahtarın konaklama sürelerini uzatmaktan geçtiğini ifade etti. Turistlerin sadece Pamukkale’ye odaklanmak yerine; Karahayıt’ın termal olanakları, Laodikya ve Tripolis’in tarihi dokusu, Kaklık Mağarası’nın doğal güzellikleri ve yayla turizmi gibi alternatiflerle daha uzun süre şehirde tutulması gerektiğini savundu.
Altuntaş, "Gastronomi, sağlık ve doğa turizmini kapsayan bütüncül bir destinasyon kimliği oluşturmalıyız. Ziyaretçilerimizi sadece bir gün değil, birkaç gün boyunca Denizli’nin farklı değerlerini keşfetmeye davet eden bir model kurgulamalıyız" dedi.
Uluslararası arenada daha güçlü temsil
Denizli’nin dünya turizm pazarından daha fazla pay alabilmesi için tanıtım stratejilerinin dijitalleşmesi ve çeşitlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Altuntaş, özellikle Avrupa, Uzak Doğu ve Körfez ülkelerine yönelik doğrudan uçuşların ve fuar katılımlarının hayati önem taşıdığını belirtti.
Termal turizmin dört mevsim sürdürülebilir bir gelir kapısı olduğunu hatırlatan Altuntaş, kamu, yerel yönetimler ve özel sektörün ortak bir vizyonla hareket etmesi durumunda Denizli’nin sadece kültür turizminde değil, sağlık turizminde de küresel bir merkez haline gelebileceğini sözlerine ekledi.