Düren’in bu yeni seçkisi, San Clemente’nin tarihi, mimari dokusu ve izole konumuyla diyalog kuran bir yapıda kurgulandı. Sanatçının önceki serisi olan “Verwegenheit”in kavramsal dünyasını daha ileriye taşıyan bu yeni çalışmalar, içsel ve dışsal dünyalar arasındaki karşıtlıkları derinlemesine incelemeyi hedefliyor. Sergi, sanatçının yaratıcı süreçteki cesaretini ve deneysel yaklaşımlarını ön plana çıkaran estetik tercihlerini yansıtıyor.
“Play Again” Kavramı ve Tematik Odak
Serginin temel çıkış noktası, sanatçının oyun kavramına yaptığı güçlü bir gönderme olan “Play Again” fikri üzerine inşa edildi. Bu tema kapsamında eserler; tekrar denemek, yeniden başlamak, kaybetmek, sevmek ve tüm bu süreçlerin içinde kontrolü bırakıp sürece teslim olmak gibi kavramsal katmanlar etrafında şekilleniyor. Yaratıcı eylemin doğasına vurgu yapan bu yaklaşım; oyun, düş kurma ve akış hali gibi sezgisel durumları odağına alıyor.
İçerik olarak bir yolculuk hissi uyandırması amaçlanan sergide, eserler birer fragman gibi çoğalarak hafıza oluşturan, zamanla dönüşen ve mekâna sızan bir yapıya evriliyor. Bu dönüşüm; büyüme, yıkım, coşku, katarsis ve dayanıklılık gibi karşıt dinamikler üzerinden ilerleyen bir anlatı bütünlüğü sunuyor.
Eser Dağılımı ve Mekânsal Kalıcılık
Venedik’te sergilenen seçki, toplamda 2 heykel ve 47 resimden oluşuyor. Koleksiyon içerisinde sanatçının önceki üretimlerinin devamı niteliğindeki çalışmaların yanı sıra, bu sergi için özel olarak üretilen yeni eserler de yer alıyor. San Clemente Palace ekibi tarafından titizlikle yürütülen küratöryel süreç, eserlerin mekânın özgün kimliğiyle kurduğu ilişkiyi vurguluyor.
Serginin en dikkat çekici unsurlarından biri, seçkinin San Clemente’de kalıcı olarak yer alacak olmasıdır. Venedik Bienali dönemiyle kesişen bu sergi, yalnızca bir gösterim alanı olmanın ötesinde, farklı kültürlerin bakış açıları ve sanatsal duyarlılıklarının kesiştiği uluslararası bir buluşma niteliği taşıyor.
Venedik’ten İstanbul’a Sanat Hattı
Rahşan Düren’in Venedik’te başlattığı bu sanatsal anlatı, Mayıs ayı içerisinde İstanbul’a taşınacak. San Clemente’deki sunumun ardından, 20 Mayıs tarihinde İstanbul Tarhan Han’da gerçekleşecek açılışla yeni bir seçki sanatseverlerle buluşacak. Venedik’teki kavramsal akış, İstanbul’daki mekânın atmosferiyle birleşerek farklı bir katman kazanacak. İstanbul’daki sergi, sanatçının güncel üretimlerinin devamlılığını ve mekâna göre şekillenen anlatı yapısını izleyiciye sunmaya devam edecek.