Koleksiyoner Raif Kara, geçmişin seslerini geleceğe taşımak amacıyla 165 çevirmeli gramofon ve yaklaşık 20 bin plakla dolu benzersiz arşivini Ankara'da müze veya sanat galerisi çatısı altında sergilemeyi planlıyor.
Türkiye’nin kültürel hafızasına ışık tutan bu koleksiyon, Kara'nın dediğine göre, ülkemizde benzeri olmayan bir değer. "Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok" diyen Kara, gramofon tutkusu ve arşivinin geniş boyutunu gözler önüne seriyor.
Kara, koleksiyon merakının eski eşyalarla başladığını belirtirken; "Gramofonun sadece beş duyuya değil, altı duyuya, yani ruha da hitap ettiğini gördüm" sözleriyle bu tutkusunun ne denli derin olduğunu ifade ediyor.
Koleksiyonunda 165 gramofon bulunmasının yanı sıra, 100’e yakın pikap, 20 lambalı radyo ve 5 altın plak yer aldığını aktaran Kara, bu araçların Türkiye'nin ses tarihine dair önemli birer parça olduğunu belirtiyor.
Kara, müzesinin yalnızca Türkiye’nin ses tarihini değil, dünyadaki en eski kayıtları da barındırdığını vurguluyor. 1890’lı yıllarda İstanbul’da kayıtları yapılmış olan Türk milletinin ilk plaklarından 24 tanesinin elinde bulunduğunu, bu plakların dünya üzerinde tek kopya olduğunu ekliyor.
Koleksiyonunu koruyabilmek için, gramofonların bakım ve onarımlarını Türkiye’nin tek gerçek gramofon ustası Kadir Usta’ya yaptırdığını açıklayan Kara, plakları dijital ortama aktarıp özel çelik dolaplarda sakladığını ifade ediyor.
Raif Kara, koleksiyonundaki gramofonların her birinin özel bir hikayesi bulunduğunu ve bu hikayelerin koleksiyonunu daha da anlamlı kıldığını dile getiriyor. Özellikle bir gramofonun, bir arkadaşının ona hediye etme teklifinin ardından nasıl edindiğini nostaljik bir dille aktarıyor.
Kara, koleksiyonunu bir müze çatısı altında toplamayı hayal ederken, "Ankara'nın yerlisi olduğum için bu müzeyi burada açmayı istiyorum" diyerek düşüncelerini aktarıyor. Ayrıca gençlere koleksiyon yapmaları konusunda tavsiyelerde bulunarak, bunun insanları rehabilite ettiğini ve popülerleştirdiğini vurguluyor.

ÇEVİRMELİ 165 GRAMOFON, YAKLAŞIK 20 BİN PLAK VE İLK SES KAYITLARINI BARINDIRAN ARŞİVİNİ MÜZE VEYA SANAT GALERİSİ ÇATISI ALTINDA GELECEK NESİLLERE AKTARMAYI HEDEFLEYEN KOLEKSİYONER RAİF KARA, KOLEKSİYONUNU ANKARA'DA MÜZEYE DÖNÜŞTÜRMEK İSTEDİĞİNİ DUYURDU. KARA, "TÜRKİYE'DE BU KOLEKSİYONUN İKİNCİ BİR BENZERİ YOK" DEDİ.
