Sergi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanındaki müzelerden nadide parçalar bir araya getirildi. Toplamda 221 eserin yer alacağı organizasyonda, Troya Müzesi tek başına 99 eserle temsil edilecek. Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise, koleksiyonda yer alan 50 eserin dünya genelinde ilk kez izleyiciyle buluşacak olmasıdır. Sergide arkeolojik eserlerin yanı sıra bir adet Troya Atı replikası da yer alarak ziyaretçilere efsanenin görsel bir canlandırmasını sunacak.

Titiz Hazırlık Süreci: 6 Bölge Laboratuvarı Devrede
Eserlerin Roma’ya nakledilmeden önceki hazırlık süreci, Aralık 2025 tarihinden bu yana büyük bir titizlikle yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, hazırlıkların uluslararası standartlarda tamamlandığını vurguladı. Eserlerin restorasyon ve konservasyon işlemleri, Türkiye genelindeki 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görev yapan uzman restoratörler tarafından gerçekleştirildi. Bu süreçte her bir parçanın tarihi dokusuna sadık kalınarak sergiye en güvenli şekilde hazırlanması sağlandı.

Uluslararası Koruma ve Sigorta Standartları
Kolezyum’daki sergi, uluslararası müze ödünç verme prosedürlerine tam uyumlu olarak gerçekleştiriliyor. ICOM (Uluslararası Müzeler Konseyi) standartları doğrultusunda, tüm eserler "çividen çiviye" (nail-to-nail) sanat eseri sigortası ile güvence altına alındı. Ayrıca ev sahibi ülke olan İtalya’dan devlet garanti belgesi temin edildi. Eserlerin paketlenmesi ve taşınması ise uluslararası sertifikalara sahip profesyonel nakliye firmaları aracılığıyla, her türlü risk faktörü göz önünde bulundurularak yapılıyor.

Anadolu’dan Roma’nın Kuruluşuna Uzanan Tarihsel Kurgu
Serginin içeriği, MÖ 3. binden başlayarak Roma Dönemi’nin sonuna kadar uzanan geniş bir kronolojik hattı takip ediyor. Troya Savaşı öncesindeki Anadolu tarihinden kesitler sunan seçki, savaş sahnelerini betimleyen eserlerle devam ediyor. Serginin kurgusunda, Roma’nın kurucu atası olarak kabul edilen Aeneas’ın Troya’dan kaçarak İtalya’ya varışını simgeleyen parçalar merkezi bir öneme sahip. Bu sayede Troya ve Roma arasındaki mitolojik ve tarihi bağlar bütüncül bir anlatıyla ziyaretçilere aktarılacak.

Türkiye’nin Kültürel Diplomasi Hamlesi Devam Ediyor
Kolezyum’daki bu büyük organizasyon, Türkiye’nin kültürel mirasını yurt dışına taşıma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Berlin’de devam eden "Taş Tepeler" sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılı için Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergi planlamaları yapılıyor. Ayrıca Japonya ile bir mutabakat zaptı imzalanırken, Çin ve Avusturya ile benzer kültürel projeler için görüşmelerin sürdüğü bildirildi.
