Müzeler Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen özel bir konferansta, sanatın tarihsel serüveni ve birey üzerindeki dönüştürücü etkisi Prof. Dr. Adnan Tönel tarafından mercek altına alındı.
Van Urartu Müzesi’nin tarihi dokusu içerisinde gerçekleşen "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" başlıklı etkinlik, bölgedeki sanatseverleri bir araya getirdi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, kendi yaşamından kesitlerle zenginleştirdiği sunumunda, sanatın sadece estetik bir uğraş değil, aynı zamanda zor zamanlarda bir hayatta kalma stratejisi olduğunu vurguladı.
Sanat, kaotik dönemlerin şifa kaynağı
Konuşmasında Doğu Anadolu’nun köklü kültürel mirasına dikkat çeken Prof. Dr. Tönel, sanatın insanlık tarihindeki asli görevine odaklandı. Tönel, sanatın bireyin dünyayı anlamlandırma çabasının bir ürünü olduğunu belirterek, "Sanat, kaotik ortamlarda ve savaşın gölgesinde dahi sığınılacak güvenli bir liman olma özelliğini korumuştur. Modern yüzyılda ise bireyler için adeta bir şifa dağıtıcısı rolü üstleniyor" ifadelerini kullandı.
Kolektif bilincin estetik aynası
Sanatın gelişim sürecini mağara duvarlarındaki ilk izlerden günümüze kadar uzanan bir çizgide değerlendiren Prof. Dr. Tönel, estetik arayışın insan doğasındaki oyun ve taklit içgüdüleriyle şekillendiğini belirtti. Sanatı, toplumların ruh halini yansıtan devasa bir ayna olarak tanımlayan Tönel, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında sanatın taşıyıcı bir köprü görevi gördüğünün altını çizdi.
Etkinliğin sonunda, Van Rölöve ve Anıtlar Müdiresi Mukadder Eren, değerli katkılarından dolayı Prof. Dr. Adnan Tönel’e bir plaket takdim ederek teşekkürlerini sundu.