Ermenistan sınırının yanı başında, tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya terk edilen Kız Kalesi, acil restorasyon bekliyor. Bölge halkı, Anadolu’nun bu kadim savunma yapısının turizme kazandırılması için yetkililere çağrıda bulunuyor.
Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Kalkankale köyünde, Karahan Çayı’nın batısındaki stratejik bir tepede yükselen Kız Kalesi, bugün sadece yalnızlığıyla değil, karşı karşıya kaldığı yıkım tehlikesiyle de gündemde. Orta Çağ’dan günümüze ulaşan ve Ani Ören Yeri ile benzer mimari dokusuyla dikkat çeken yapı, yılların getirdiği bakımsızlık ve doğa olayları nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya.
Ani kültür havzasının önemli bir parçası
Tarihi kaynaklarda 10. yüzyıla tarihlendirilen kale, geçmişte üç ayrı sur sistemiyle bölgenin en güçlü savunma noktalarından biriydi. Ancak günümüzde görkemli surlardan geriye sadece tek bir burç kalabildi. Uzmanlar, kalenin mimari yapısının Ani Ören Yeri ile gösterdiği benzerliğe dikkat çekerek, buranın bölge tarihi için ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunun altını çiziyor.
Restorasyon için acil çağrı
Kalkankale Muhtarı Metin Okçu, kalenin turizme kazandırılması durumunda bölge ekonomisi ve kültürel tanıtım için büyük bir fırsat doğacağını vurguladı. Bakanlık düzeyinde yaptıkları başvuruların sonuçlanmasını beklediklerini belirten Okçu, "Burası sadece bizim köyümüzün değil, Anadolu’nun ortak mirasıdır. Sınır hattındaki bu tarihi değerin ayağa kaldırılması, bölgenin kaderini değiştirebilir" ifadelerini kullandı.
Küçük Aküzüm köyü muhtarı Teoman Gelekçi ise kalenin Kars Kalesi ile yarışacak bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Bu yapı yıllara meydan okumuş ancak artık kendi haline bırakılmış durumda. Bir an önce çevre düzenlemesi yapılarak gezilebilir bir alan haline getirilmesi gerekiyor" dedi.
Tescilli ama kaderine terk edilmiş
Taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiş olmasına rağmen, kalede herhangi bir güvenlik önlemi veya bilgilendirme tabelası bulunmuyor. Definecilerin tahribatı ve doğal aşınma süreci, yapının ayakta kalan son kısımlarını da tehdit ediyor. Yerel halk, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın harekete geçerek bu eşsiz mirası gelecek nesillere aktarmasını bekliyor. Eğer gerekli restorasyon çalışmaları başlatılmazsa, bin yıllık bu savunma kalesi, tarih sahnesinden tamamen silinme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.