Türk Mutfağı Haftası coşkusu bu yıl erken başladı; Hakkari’nin coğrafi işaretli ürünleri ve unutulmaya yüz tutmuş yöresel tarifleri, tarihi bir atmosferde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Hakkari, sahip olduğu zengin mutfak kültürünü taçlandırmak adına anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kurban Bayramı takvimi nedeniyle geleneksel tarihlerinden öne çekilen Türk Mutfağı Haftası kutlamaları, kentin tarihi dokusunu yansıtan Meydan Medresesi’nde renkli görüntülere sahne oldu. Valilik öncülüğünde; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği organizasyon, bölgenin gastronomi potansiyelini gözler önüne serdi.
Tarihi dokuda lezzet şöleni
Festival alanında kurulan stantlar, adeta bir lezzet geçidine dönüştü. Halk eğitim merkezleri ve kadın kooperatiflerinin özverili çalışmalarıyla hazırlanan doğaba, keledoş, tırşik ve kıris gibi yöresel yemeklerin yanı sıra; cembeli ve lalaped tatlıları ile cevizli çörekler katılımcılardan tam not aldı. Reyhan şerbeti gibi geleneksel içeceklerin de ikram edildiği etkinlikte, dünya mutfaklarından seçkin örnekler de yer alarak kültürel bir köprü kuruldu.
Kadınların mutfak kültüründeki imzası
Etkinliğin açılışında konuşan Hakkari Valisi İbrahim Taşyapan, Türk mutfağının medeniyetler arası bir sentez olduğuna vurgu yaptı. Hakkari’nin endemik bitki örtüsü ve doğal ürünleriyle eşsiz bir mutfak mirasına sahip olduğunu belirten Taşyapan, bu mirasın korunmasında kadınların üstlendiği öncü role dikkat çekti. Vali Taşyapan, bu tür organizasyonların sadece lezzetleri tanıtmakla kalmayıp, aynı zamanda şehrin turizm vizyonuna ve yerel ekonominin kalkınmasına doğrudan katkı sağladığını ifade etti.
Hakkari mutfağının köklü geçmişi
Stantları tek tek gezerek vatandaşlarla bir araya gelen Vali Taşyapan, etkinliğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir yönü olduğunu da sözlerine ekledi. İl Kültür ve Turizm Müdürü İdris Ağacanoğlu ise Hakkari mutfağının bölgedeki diğer illerden ayrılan özgün bir karakteri olduğunu belirterek, "Sofralarımızdaki her bir lezzet, tarihin derinliklerinden gelen bir referansa dayanıyor" değerlendirmesinde bulundu.