Türkiye’nin en kapsamlı kültür ve sanat organizasyonu olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, dördüncü kez Trabzon’da kapılarını açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve her yıl daha da büyüyen dev festival, Trabzon’un tarihi ve kültürel atmosferinde sanatseverlerle buluştu. Konserlerden sergilere, tiyatro gösterilerinden çocuk atölyelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan organizasyon, 9 gün boyunca Karadeniz’in kültürel dinamizmini ve zengin mutfak mirasını tüm dünyaya tanıtacak.
Festivalin resmi açılış programı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yerelden Evrensele Uzanan Kültür Köprüsü
Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, 2021 yılında tek bir kentte başlatılan bu yolculuğun, bugün Türkiye’nin 7 bölgesinde ve 26 farklı şehrinde devasa bir kültür hareketine dönüştüğünü vurguladı. Festivalin, şehirlerin somut ve somut olmayan mirasını görünür kıldığını belirten Yazgı, Cumhuriyetin 100. yılında Avrupa Festivaller Birliği’ne dahil edilen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin artık uluslararası arenada da rüştünü ispatlamış küresel bir marka haline geldiğini ifade etti.
Trabzon’un bu rotadaki en kıymetli duraklardan biri olduğunu hatırlatan Yazgı, “Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan bu kadim kent, köklü tarihiyle festivalimize eşsiz bir derinlik katıyor” dedi.

Asırlık El Sanatları ve Sümela’da Dijital Gelecek
Trabzon’un sadece tarihi mekanlarıyla değil, yaşayan kültürel dokusuyla da ön planda olduğunu söyleyen Yazgı; Sürmene bıçakçılığı, kazaziye, hasır örücülüğü, kemençe yapımı ve horon gibi bölgeye has değerlerin atölye ve söyleşilerle festival boyunca ön planda olacağını aktardı.
Bakanlık olarak kentteki kültürel mirası koruma misyonunu titizlikle sürdürdüklerini belirten Bakan Yardımcısı Yazgı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ünlü Sümela Manastırı’ndaki kaya ıslahı çalışmalarının sürdüğünü, manastırdaki eşsiz fresklerin ise en ileri teknolojiye sahip dijital belgeleme yöntemleriyle restore edildiğini müjdeledi. Ayrıca geçen yıl restorasyonu tamamlanan Kostaki Konağı (Trabzon Müzesi), İçkale ve Koskarlı Mağarası’ndaki kazıların da kentin tarihine ışık tutmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

51 Farklı Noktada Trabzon Gastronomisi Keşfedilecek
Karadeniz mutfağının özgün lezzetleri de bu yıl festivalin odak noktalarından birini oluşturuyor. Festival kapsamında oluşturulan "Lezzet Noktası" seçkisinde yer alan 51 gurme restoran, ziyaretçilere Trabzon’un mutfak kültürünü bizzat deneyimleme şansı sunacak. 6-14 Haziran tarihleri arasında, kentin 14 farklı lokasyonunda ve 57 ayrı başlık altında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, Trabzon’u kültürün, sanatın ve lezzetin ortak adresi haline getirecek.
İlk Gün Coşkusu: Tarihe ve Sanata Yolculuk
Protokol konuşmalarının ardından Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ve beraberindeki heyet, festivalin ilk gününde kapılarını açan sergileri ziyaret etti. İlk durak olan Trabzon Güzel Sanatlar Galerisi’ndeki “Hâne Sergisi”nde, geleneksel hat sanatının modern yorumları büyük beğeni topladı.
Ardından Trabzon Müzesi’ne geçen heyet, şehrin el sanatları ve zanaat mirasını geleceğe taşıyan “Yaşayan Miras: Trabzon Sergisi” ile Osmanlı döneminin manevi ruhunu yansıtan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisini inceledi. Her iki sergi de ziyaretçilerine geçmişle gelecek arasında bağ kuran derinlikli bir kültürel deneyim vadediyor. 9 gün boyunca sürecek bu büyük coşku, kentin dört bir yanındaki meydanlarda, müzelerde ve tarihi mekanlarda her yaştan sanatsevere hitap etmeye devam edecek.
