Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Tarihin kanlı izleri 106 yıl sonra yeniden hatırlandı: Mezalim Fırını’nda hüzünlü anma

Tarihin kanlı izleri 106 yıl sonra yeniden hatırlandı: Mezalim Fırını’nda hüzünlü anma

yıl dönümünde, Milli Mücadele döneminin en acı hatıralarını barındıran Mezalim Fırını, düzenlenen anlamlı bir ziyaretle hafızalardaki yerini tazeledi. Adana’nın Kozan ilçesinde, kurtuluş coşkusunun yaşandığı bugünlerde, geçmişin karanlık günlerine ışık tutan Mezalim Fırını unutulmadı.

Kozan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümünde, Milli Mücadele döneminin en acı hatıralarını barındıran Mezalim Fırını, düzenlenen anlamlı bir ziyaretle hafızalardaki yerini tazeledi.

Adana’nın Kozan ilçesinde, kurtuluş coşkusunun yaşandığı bugünlerde, geçmişin karanlık günlerine ışık tutan Mezalim Fırını unutulmadı. İşgal döneminde bölge halkına yaşatılan zulmün sembolü haline gelen bu tarihi mekanda bir araya gelen heyet, bağımsızlık uğruna verilen bedelleri bir kez daha hatırlattı.

Geçmişin acı hatıraları yaşatılıyor

Ziyarete katılan isimler arasında Kuvayı Milliye Kozan Temsilcisi Mutlu Dağlı, Kozan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Ali Rumi Küntaş ve bölgedeki direnişin önemli isimlerinden Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal Selekoğlu yer aldı. Heyet, bu ziyaretin sadece bir anma değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak bir tarih bilinci olduğunu vurguladı.

Ali Rumi Küntaş, vatanın bir daha benzer işgal günleri yaşamaması temennisinde bulunarak, Kozan’ın Milli Mücadele sürecindeki stratejik ve duygusal önemine dikkat çekti. Küntaş, "Bugün Çukurova’da özgürlüğümüzü kutlarken, bu topraklarda çekilen acıları simgeleyen bu mekanı ziyaret ederek tarihimize sahip çıkıyoruz" dedi.

Tarihi telgrafların izinde bir vefa

Milli Mücadele yıllarında bölgedeki zulmü dünyaya duyuran telgrafların sahibi Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal Selekoğlu ise ziyaretin kişisel ve toplumsal önemine değindi. Selekoğlu, bu fırının sadece bir yapı değil, Çukurova’nın kurtuluş meşalesinin yakıldığı günlerin sessiz bir tanığı olduğunu belirtti.

Kuvayı Milliye temsilcisi Mutlu Dağlı ise Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcılarla birlikte bu sembolik mekanda buluşmanın, ataların mirasına duyulan saygının bir gereği olduğunu ifade etti. Dağlı, "Tarihimizi unutturmamak ve o günkü ruhu diri tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur" diyerek, gelecek kuşaklara aktarılacak en büyük mirasın bu bilinç olduğunu sözlerine ekledi.