İnsanlık tarihinin bilinen en eski inanç merkezi ve arkeoloji dünyasının ezber bozan keşfi Göbeklitepe, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Listeye kabul edilişinin 8. yıl dönümünü kutlayan bu eşsiz mekân, bugüne kadar toplam 4 milyon 409 bin 590 yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yaptı. "Tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen bölge, küresel turizm rotalarının en önemli duraklarından biri haline geldi.

Tarladan Dünya Mirasına Uzanan Mucizevi Yolculuk
Şanlıurfa kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta bulunan Örencik Mahallesi yakınlarındaki Göbeklitepe’nin kaderi, ilk olarak 1963 yılındaki yüzey araştırmalarında fark edilse de asıl dönüm noktası 1986 yılında yaşandı. Tarlasını süren bir çiftçinin sabanına takılan gizemli bir heykel, insanlık tarihinin yeniden yazılacağı sürecin ilk somut habercisi oldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izinleriyle 1995 yılında başlatılan bilimsel kazılar, ezberleri altüst eden neolitik dönem bulgularını gün yüzüne çıkardı. Boyları 6 metreye, ağırlıkları ise 60 tona ulaşan, üzerinde vahşi hayvan figürleri işlenmiş "T" biçimli devasa dikili taşlar, insanlığın yerleşik hayata ve inanç sistemlerine geçişine dair bilinen tüm teorileri kökünden değiştirdi. Bu küresel şöhret, Göbeklitepe’yi 2011’de UNESCO Geçici Listesi’ne, 1 Temmuz 2018’de ise Bahreyn’de düzenlenen 42. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda kalıcı olarak Dünya Mirası Listesi’ne taşıdı.

Krizlere Rağmen Turizmin Parlayan Yıldızı
2019 yılının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesi, bölgedeki turizm ivmesini zirveye taşıdı. Sonraki süreçte dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 pandemisi, bölgeyi sarsan deprem ve sel felaketleri gibi büyük olumsuzluklara rağmen Göbeklitepe’ye olan küresel ilgi hiç azalmadı.
Şanlıurfa Turizm Geliştirme Derneği Başkanı Mehmet Kamil Türkmen, Göbeklitepe’nin sadece kent için değil, Türkiye için devasa bir şans olduğunu vurguladı. Bölgede yürütülen "Taştepeler Projesi" kapsamında 12 farklı noktada süren kazıların Şanlıurfa’yı dünyanın doğrudan çekim merkezi haline getirdiğini belirten Türkmen, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Aşırı yağışlarla başlayan 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde bile 320 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Sezonun yeni açıldığını düşünürsek, yıl sonundaki 1 milyon ziyaretçi hedefimize rahatlıkla ulaşacağız. Küresel turist algısında UNESCO tescili, bir yerin mutlaka görülmesi gerektiğinin kanıtıdır. Şanlıurfa bu anlamda çok güçlü bir potansiyele sahip. Kalıcı listedeki Göbeklitepe’nin yanı sıra Balıklıgöl ve Harran gibi iki güçlü adayımız var. Önümüzdeki süreçte Karahantepe’nin de kalıcı listeye girmesiyle bu başarı taçlanacaktır. Şimdi bize düşen altyapı eksiklerimizi hızla tamamlayarak bu küresel mirasa sahip çıkmaktır."

"Birebir Görmek Çok Farklı Bir Duygu"
Dünyanın dört bir yanından ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen ziyaretçiler, Göbeklitepe atmosferinin dijital mecralardan çok daha etkileyici olduğunu ifade ediyor.
Almanya’dan sırf bu gizemi yerinde görmek için geldiğini söyleyen Sabri Şahin, "İnternette görüyordum ve çok merak ediyordum. Eserlerin ve figürlerin bu kadar eski olması büyüleyici. İnşallah kazılar sürer ve yeni alanlar da açılır" dedi. Aksaray’dan gelen Sevil Ünlü ise Türkiye’nin bir tarih cenneti olduğunu belirterek, "Göbeklitepe bu cennetin en eski, en özel örneği. Burayı birebir görmek, o derin tarihi hissetmek bambaşka bir duygu uyandırıyor" ifadelerini kullandı. Mersinli ziyaretçi Gülsüm Sayın da bölgenin büyüleyici atmosferine hayran kaldığını vurgulayarak, herkesin hayatında bir kez bile olsa bu kadim toprakları ziyaret etmesi gerektiği tavsiyesinde bulundu.