Sanatın evrensel diliyle anlatılan Troya efsanesi, Anadolu Ateşi’nin çağdaş sahne estetiğiyle buluşarak izleyiciyi zamanın ötesine taşıyacak. Mitoloji, tarih ve dansın iç içe geçtiği yapım, Troya’nın yalnızca bir efsane değil, Anadolu’nun ortak hafızası olduğuna güçlü bir vurgu yapıyor.
Binlerce Yıllık Destan, Modern Sahne Diliyle Yorumlanıyor
Anadolu Ateşi’nin Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan’ın imzasını taşıyan Troya, 10 Şubat saat 20.30’da AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda sahnelenecek. Yapım, Troya’nın efsanelerle örülü dünyasını modern dans teknikleri, güçlü sahne tasarımı ve müzikle harmanlayarak izleyiciyle buluşturacak.
Üç bin yıl önce Anadolu topraklarında filizlenen Troya efsanesi, anayurdunda yeniden ses bulurken, tarihsel anlatım çağdaş bir perspektifle sahneye taşınıyor. Anadolu Ateşi, geçmişle bugünü buluşturan bu anlatımıyla izleyiciyi yalnızca bir gösteriye değil, kültürel bir yolculuğa davet ediyor.
Dünya Tarihini Etkileyen Troya Bu Kez Sahneye Taşınıyor
Hitit Kralı Tuthalia’dan Akhilleus’a, Büyük İskender’den Roma İmparatoru Sezar’a, Pers Kralı Kserkses’ten Bizans İmparatoru Konstantinus’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Mustafa Kemal Atatürk’e kadar pek çok liderin hayallerini süsleyen Troya, bu kez sahnede yeniden yükseliyor.
Işıklı şehrin yıkıntılarından yükselen çığlıklar, binlerce yıllık mistik düş ve savaşın gölgesinde şekillenen insan hikâyeleri, dansın evrensel diliyle yeniden hayat buluyor. Anadolu Ateşi, Troya’nın yalnızca bir yıkım değil, direnişin, tutkunun ve insanlık tarihinin ortak mirası olduğunu sahneye taşıyor.
Anadolu Ateşi’nden Mitolojiye Sanatsal Bir Başkaldırı
Uzun ve titiz bir çalışma sürecinin ürünü olan Troya, kayıp bir mitin izinde şekillenen güçlü bir sanatsal anlatı olarak öne çıkıyor. Anadolu Ateşi, bu yapımla izleyiciyi görsel bir şölenin ötesinde, tarih ve mitolojiyle yüzleşmeye davet ediyor. Troya, AKM sahnesinde yeniden yükselirken, Anadolu’nun binlerce yıllık sesi modern dansla yankılanacak.