Türkiye’nin önde gelen kültür, sanat ve eğlence platformlarından D&R, 18. kitabını okurlarla buluşturan dünyaca ünlü süper model, sunucu ve yazar Tülin Şahin’i konuk etti.
Yeni kitabı “Diyet Yapmıyoruz” lansmanı ve imza günü kapsamında D&R İstinyePark’ta okurlarıyla bir araya gelen Şahin, ilham verici bir söyleşi gerçekleştirdi. İş, sanat, cemiyet ve tıp dünyasından çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı etkinlikte Şahin; sürdürülebilir beslenme felsefesini, bedenle barışık kalmanın yollarını ve Akdeniz tipi yaşam modelini detaylandırdı. Söyleşinin ardından okurları için kitaplarını imzalayan ünlü model, hayranlarıyla hatıra fotoğrafları çektirdi.
Trend Diyetler Yerine Bedenin Doğal Döngüsüne Güvenin
Söyleşide her gün yeni bir kısıtlayıcı diyet trendinin ortaya çıktığına işaret eden Tülin Şahin, geçici akımların zihni ve bedeni yorduğunu belirtti. Doğru beslenmenin karmaşık kurallar yerine temel prensiplere dayandığını vurgulayan Şahin, harcanan kalori ile alınan gıda arasındaki dengeye dikkat çekti. Bedenin son derece zeki bir mekanizmaya sahip olduğunu ve kendisini 21 günde yenileyebildiğini ifade eden ünlü yazar, sert kısıtlamalar yerine özümüze dönerek bedeni dinlemek gerektiğini savundu.
Danışmanlık kurulu organlarından Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya genelinde 1 milyardan fazla insan obezite ile mücadele ederken, kısıtlayıcı şok diyetlerin %80'den fazla oranda verilen kiloların geri alınmasıyla (yoyo etkisi) sonuçlandığı bilinmektedir. Sağlık otoriteleri de sürdürülebilir bir kütle indeksine ulaşmak için kalıcı yaşam tarzı değişikliklerini önermektedir.
30 Kilo Verme Süreci ve Akdeniz Beslenmesinin Gücü
Kendi hayatından örnekler veren Tülin Şahin, Danimarka'dan Türkiye'ye ilk geldiği dönemde hareketsizlik nedeniyle 48 kilodan 80 kiloya çıktığı süreci hatırlattı. Bu kiloları zamana yayarak ve hareket kapasitesini artırarak verdiğini belirten Şahin, spor yapmak için karmaşık salonlara ya da yüksek bütçelere ihtiyaç olmadığını, günlük bir saatlik düzenli yürüyüşlerin bile büyük farklar yaratacağını dile getirdi.
Longevity (uzun ve kaliteli yaşam) kavramını genç yaşlarından itibaren sezgisel olarak benimsediğini vurgulayan Şahin, coğrafyaya uygun beslenmenin önemine değindi. Türkiye'nin mükemmel bir Akdeniz ülkesi olduğunu belirten Şahin; yabancı trend gıdalar yerine yerel ürünlerle beslenilmesi gerektiğini, pide veya tatlı gibi gıdaların bile ölçülü şekilde tüketilebileceğini söyledi. Yiyeceklere suçluluk etiketi yapıştırmanın stres hormonlarını tetikleyerek yağ depolamaya sebep olduğunu hatırlatan Şahin, temel amacın genel dengeyi korumak ve israfı önlemek olduğunu ifade etti.