Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin yedi bölgesinde ve toplam yirmi altı şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, insanlık tarihinin en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Şanlıurfa’da kapılarını açtı. Tarihi mirası, kültürel dokusu ve gastronomi zenginliğiyle dikkat çeken kent, bu yıl üçüncü kez festivale ev sahipliği yapıyor. Dokuz gün sürecek olan program kapsamında sergiler, söyleşiler, çocuk etkinlikleri ve konserler ziyaretçilerle buluşacak.

Festivalin Açılışı Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde Yapıldı
Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın katılımıyla Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen törenle başladı. Festivalin açılışında Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi ve il protokolü yer aldı. Açılış konuşmalarında Şanlıurfa’nın medeniyetin doğduğu topraklar üzerindeki eşsiz konumuna ve dünya tarihindeki stratejik önemine değinildi.

Arkeolojik Miras ve Küresel Tanıtım Çalışmaları
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Şanlıurfa’daki arkeolojik keşiflerin dünya tarihine bakışı değiştirdiğini ifade etti. Özellikle Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler havzasının geçmişin yanı sıra geleceğe de ışık tuttuğunu belirten Alpaslan, bölgedeki restorasyon ve müze yatırımlarına dikkat çekti. Şanlıurfa Müzesi, Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Harran Kümbet Evleri, Birecik Kalesi ve Harran Ulu Camii gibi noktalarda yürütülen çalışmaların kültürel mirasın korunması adına kritik öneme sahip olduğu kaydedildi.

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Göbeklitepe’nin yanı sıra geçici listede yer alan yerleşim alanlarının uluslararası düzeyde gördüğü ilgi rakamlarla ifade edildi. 2025 yılı verilerine göre yalnızca Göbeklitepe’nin 800 binden fazla ziyaretçi ağırladığı belirtildi. Ayrıca Şanlıurfa’nın küresel tanıtımı kapsamında Roma Kolezyum’da düzenlenen sergi ve Berlin’de devam eden çalışmaların başarısı vurgulandı.

Taş Tepeler Projesi ve Gece Müzeciliği
Festival kapsamında bölgedeki bilimsel araştırmaların detayları da paylaşıldı. Taş Tepeler Projesi çerçevesinde 11 farklı noktada sürdürülen kazıların Türkiye’nin kültürel vizyonu açısından stratejik bir noktada durduğu ifade edildi. Ziyaretçi deneyimini çeşitlendirmek amacıyla hayata geçirilen gece müzeciliği uygulamalarının da turizme katkı sağladığı belirtildi.
Tematik Sergiler ve Yaşayan Miras
Açılış programının ardından 2025 yılının "Aile Yılı" temasına uygun olarak hazırlanan "Hâne" sergisi ziyaret edildi. Protokol heyetinin bir sonraki durağı ise Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda yer alan "Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri" sergisi oldu. Bu sergide İstanbul’daki müze koleksiyonlarından seçilen hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshaları sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Günün devamında kentin zengin kültürel birikimini yansıtan "Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi" ziyaretçilerle buluştu. Bu sergide tezhip, minyatür, çini, ebru, ahşap, sedef işçiliği ve dokuma gibi geleneksel el sanatlarının en seçkin örnekleri sergilendi. İlk gün etkinlikleri, FotoMaraton etkinliği ile tamamlandı.
Dokuz Gün Sürecek Çok Yönlü Etkinlik Takvimi
25 Nisan itibarıyla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali, dokuz gün boyunca Şanlıurfa’nın farklı noktalarında devam edecek. Göbeklitepe’den Balıklıgöl’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada her yaş grubuna hitap eden yüzlerce etkinlik düzenlenecek. Gastronomi etkinliklerinden çocuk atölyelerine, konserlerden akademik söyleşilere kadar kapsamlı bir programla Şanlıurfa’nın tarihi dokusu sanatla harmanlanacak.