Anadolu’nun kadim topraklarında yükselen Şah Sultan Türbesi, hem mimari zarafetiyle büyüliyor hem de bir dönemin vefa hikayesini günümüze taşıyor.
Yozgat’ın Çandır ilçesinde bulunan ve 15. yüzyılın sonlarından günümüze ulaşan Şah Sultan Türbesi, bölgenin kültürel mirasının en önemli yapı taşlarından biri olarak dikkat çekiyor. 1499-1500 yılları civarında inşa edildiği tahmin edilen bu tarihi eser, Dulkadir Hükümdarı Alaüddevle Bey’in oğlu Şahruh Bey tarafından, eşi Şah Sultan’ın anısını yaşatmak amacıyla yaptırıldı. Eşinin vefatından yaklaşık dokuz yıl sonra tamamlanan türbe, bugün sadece bir anıt mezar değil, aynı zamanda derin bir sadakat ve zarafet sembolü olarak kabul ediliyor.
Taş işçiliğinde görsel şölen
Yapının mimari dokusu, sarı ve kızıla çalan tonlardaki düzgün kesme taşların uyumuyla dikkat çekiyor. Orijinalliğini yüzyıllar boyunca korumayı başaran türbe, çevresinde yer alan eski mezar taşlarıyla birlikte bir hazire içerisinde yükseliyor. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin geçiş sürecine ışık tutan bu yapı, özellikle son dönemde tarih tutkunlarının ve yerli turistlerin Yozgat rotasında ilk sıralara yerleşti.
Çandır’ın tarihsel köklerine açılan kapı
İlçe sakinlerinden Tahsin Eroğlu, türbenin bölge tarihi için taşıdığı öneme vurgu yaparak, yapının Selçuklu dönemine uzanan köklü bir geçmişi olduğunu belirtiyor. Eroğlu, Çandır isminin kökenine dair ise şu ifadeleri kullanıyor:
Selçuklu dilinde birleştirmek anlamına gelen Çandır, stratejik bir öneme sahipti. Bölgedeki kabilelerin korunması amacıyla Selçuklu uç beyleri tarafından kurulan bu yerleşim yeri, bugün türbenin etrafında şekillenmiş tarihi dokusuyla ziyaretçilerini bekliyor. İlçenin misafirperver halkı, tarih meraklılarını bu kadim eseri yerinde görmeye ve bölgenin kültürel atmosferini solumaya davet ediyor.