Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Yozgat’ta bir ev dolusu tarih: 86 yaşındaki Mustafa amca atıkları sanata dönüştürüyor

Yozgat’ta bir ev dolusu tarih: 86 yaşındaki Mustafa amca atıkları sanata dönüştürüyor

Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yaşayan 86 yaşındaki Mustafa Taş, sıradan bir evi yaşayan bir kültür merkezine dönüştürdü. Almanya’daki emeklilik hayatının ardından 2004 yılında memleketine dönen Taş, o günden bu yana vaktinin büyük bir kısmını doğadan topladığı atık malzemeleri ve ağaç parçalarını işleyerek geçiriyor.

Emeklilik yıllarını doğadan topladığı parçalarla bir müze kurmaya adayan Mustafa Taş, evinin kapılarını hem geçmişin hikayelerine hem de el emeği göz nuru tasarımlarına açıyor.

Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yaşayan 86 yaşındaki Mustafa Taş, sıradan bir evi yaşayan bir kültür merkezine dönüştürdü. Almanya’daki emeklilik hayatının ardından 2004 yılında memleketine dönen Taş, o günden bu yana vaktinin büyük bir kısmını doğadan topladığı atık malzemeleri ve ağaç parçalarını işleyerek geçiriyor.

Doğanın sunduğu formları hayal gücüyle birleştiren Taş, ağaç dallarından baston, asa ve çeşitli figürler ortaya çıkarıyor. Kumaş parçalarını bile değerlendirerek çanta ve takke gibi ürünler tasarlayan Taş, bu tutkusunu "Ağaç neye benzerse onu görüyorum, ona benzetiyorum" sözleriyle açıklıyor.

Geçmişin izlerini taşıyan antika eşyaları da evinin bir köşesinde sergileyen Taş, ziyaretçilerine sadece eserlerini değil, o dönemin unutulmaya yüz tutmuş hikayelerini de anlatıyor.

Kültürün yaşayan tanığı

Mustafa Taş’ın evindeki en dikkat çekici parçalardan biri de "çekme değnek" olarak bilinen ve eski dönemlerde bir tür savunma aracı olarak kullanılan sopalar. Taş, bu değneğin hikayesini anlatırken, o dönemdeki sosyal yaşamdan ve halk arasındaki ilginç olaylardan kesitler sunuyor.

Ziyaretçilerine kapılarını her zaman açık tutan Taş, genç nesillerin bu el sanatlarına karşı ilgisizliğinden ise biraz dertli. "Akşam televizyon izledikten sonra yatana kadar bunlarla uğraşmazsam uyuyamıyorum" diyen Taş, üretmenin ve paylaşmanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.

Bugün hem yerel halkın hem de turistlerin ilgi odağı olan bu ev, bir yandan unutulmaya başlanan el becerilerini yaşatırken, diğer yandan Yozgat’ın kültürel hafızasına katkı sağlamaya devam ediyor.