Cannes Film Festivali yönetimi, 2026 yılında düzenlenecek 79. Cannes Film Festivali için jüri başkanlığı koltuğuna Park Chan-wook’un oturacağını duyurdu. Festival Başkanı Iris Knobloch ile Direktör Thierry Frémaux imzasıyla yapılan açıklamada, yönetmenin sinemaya kattığı özgün anlatım dili ve güçlü görsel estetiği öne çıkarıldı.
Açıklamada, Park’ın sıradışı karakterleri derinlikli biçimde ele alan yaklaşımının çağdaş sinemaya önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Bu görevlendirme, festivalin sanatsal vizyonunu daha da uluslararası bir çerçeveye taşıma hedefinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Juliette Binoche’un ardından jüri başkanlığı görevini devralacak olan Güney Koreli yönetmen, Cannes tarihindeki en dikkat çekici isimlerden biri olarak anılıyor.
Cannes ile 22 yıla yayılan güçlü bağ
Park Chan-wook’un Cannes Film Festivali ile ilişkisi 2004 yılında “Oldboy” filmiyle kazandığı Büyük Ödül’e dayanıyor. Bu başarı, yönetmenin uluslararası alandaki konumunu güçlendiren dönüm noktalarından biri olmuştu.
Usta isim, 2009’da “Thirst” ile Jüri Ödülü’nü alırken, 2022’de “Decision to Leave” filmiyle En İyi Yönetmen ödülüne layık görüldü. Bu ödüller, Park’ın festival tarihinde kalıcı bir yer edinmesini sağladı.
Cannes Film Festivali jüri başkanlığı göreviyle birlikte Park Chan-wook, tam 20 yıl sonra bu görevi üstlenen ikinci Asyalı yönetmen oldu. Daha önce Wong Kar-wai jüri başkanlığı koltuğunda oturmuştu. Bu gelişme, Asya sinemasının küresel ölçekte ulaştığı prestiji bir kez daha ortaya koydu.
Güney Kore sinemasının yükselişi tescillendi
Son yıllarda uluslararası festivallerde ve Oscar törenlerinde elde edilen başarılar, Güney Kore sinemasını dünya sahnesinde güçlü bir konuma taşıdı. Park Chan-wook’un 79. Cannes Film Festivali’nde jüri başkanı olarak seçilmesi, bu yükselişin prestijli bir onayı olarak yorumlandı.
Cannes’ın Uzak Doğu sinemasına verdiği önem, bu tercihle birlikte daha görünür hale geldi. Festival yönetiminin Park’ı tercih etmesi, yalnızca bireysel bir başarıyı değil, aynı zamanda bölgesel bir sinema geleneğinin küresel etkisini de simgeliyor.
Asya sinemasının estetik ve anlatı gücünün Batı merkezli festivallerde daha fazla yer bulması, kültürel çeşitliliğin sinema sahnesindeki yansıması olarak değerlendiriliyor.
Park Chan-wook’tan sinema salonu vurgusu
Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Park Chan-wook, sinema salonlarını bireyin içsel dünyasında özgürleştiği özel alanlar olarak tanımladı. Işığa ulaşmak için karanlığa girilen bu mekânların, izleyiciyi gündelik hayatın sınırlarından uzaklaştırdığını ifade etti.
Jüri üyeleriyle birlikte yürüteceği tartışmalar için heyecan duyduğunu belirten yönetmen, ortak film izleme deneyiminin insanları bir araya getiren evrensel bir bağ kurduğunu dile getirdi. Güncel siyasi ve toplumsal gerilimlere rağmen sinemanın birleştirici gücüne dikkat çekti.
Park Chan-wook’un bu yaklaşımı, 79. Cannes Film Festivali’nin yalnızca ödül törenlerinden ibaret olmadığını; aynı zamanda kültürel diyalog ve sanatsal dayanışma platformu olduğunu bir kez daha hatırlattı.
79. Cannes Film Festivali’nde yeni dönem
Park Chan-wook’un jüri başkanlığı, festivalin 2026 seçkisinde sanatsal ölçütlerin daha cesur ve yenilikçi bir perspektifle ele alınabileceğine işaret ediyor. Yönetmenin filmografisindeki estetik cesaret ve anlatı derinliği, bu yılki değerlendirmelerde de belirleyici unsurlar arasında gösteriliyor.
Cannes Film Festivali, 79. edisyonunda hem köklü geçmişine hem de küresel sinema dinamiklerine aynı anda vurgu yapmaya hazırlanıyor. Park Chan-wook’un liderliğinde şekillenecek jüri süreci, dünya sinemasının farklı coğrafyalarından gelen yapımlar için yeni bir değerlendirme zemini sunacak.
Bu gelişme, yalnızca bir görev değişimi değil; Cannes ile Güney Kore sineması arasındaki uzun soluklu ilişkinin yeni bir aşaması olarak kayda geçti.