Dünyanın en zengin adamları listesinde bir dönem zirvede yer alan Suudi milyarder Adnan Kaşıkçı, 82 yaşında hayatını kaybetti. 1970 ve 80’li yıllarda yaptığı uluslararası silah anlaşmaları ile adını küresel ölçekte duyuran Kaşıkçı’nın ölümü, iş ve siyaset dünyasında geniş yankı uyandırdı. Ailesi, bir süredir Parkinson tedavisi gören milyarderin Londra’da huzurlu bir şekilde yaşamını yitirdiğini açıkladı. Peki Adnan Kaşıkçı neden öldü, serveti ne kadardı ve lüks yaşamı nasıldı?
Adnan Kaşıkçı neden öldü? Parkinson tedavisi görüyordu
Adnan Kaşıkçı’nın ölüm sebebi ailesi tarafından Parkinson hastalığına bağlandı. Uzun süredir tedavi gören 82 yaşındaki Suudi milyarder, Londra’da hayatını kaybetti.
Resmi açıklamada, Kaşıkçı’nın son dönemini sağlık sorunlarıyla geçirdiği ve huzurlu bir şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi. Adnan Kaşıkçı neden öldü sorusu, özellikle iş dünyasında ve uluslararası basında geniş şekilde araştırıldı.
Parkinson tedavisi gördüğü bilgisi, ölümünün doğal nedenlere bağlı olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
Suudi milyarder Adnan Kaşıkçı kimdir?
Mekke doğumlu olan Adnan Kaşıkçı, 1970 ve 80’li yıllarda yaptığı uluslararası silah anlaşmaları ile dünyanın en zengin adamları arasında gösterildi. Özellikle Orta Doğu, Avrupa ve ABD arasında yürütülen silah ticareti bağlantılarıyla küresel ölçekte tanındı.
Time dergisi, 1987 yılında onu “Karanlık silah tüccarları: Adnan Kaşıkçı'nın lüks yaşamı ve gösterişli anlaşmaları” başlığıyla kapağına taşıdı. Bu kapak, Kaşıkçı’nın hem serveti hem de tartışmalı iş ilişkileri nedeniyle dünya gündemine oturduğu dönemlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Adnan Kaşıkçı’nın serveti ve iş bağlantıları, uzun yıllar boyunca hem hayranlık hem de eleştiri konusu oldu.
Uluslararası silah anlaşmaları ile zirveye çıktı
Adnan Kaşıkçı, özellikle Soğuk Savaş döneminde yaptığı uluslararası silah anlaşmaları sayesinde büyük bir servet elde etti. Silah ticareti üzerinden kurduğu geniş ağ, onu kısa sürede milyarderler kulübüne taşıdı.
Bu süreçte birçok ülkenin üst düzey siyasetçileri ve liderleriyle yakın ilişkiler kurduğu iddia edildi. 80’li yıllarda Filipinler’in eski lideri Ferdinand Marcos ile yakın olduğu yönündeki suçlamalar, Kaşıkçı’nın adının yargı süreçlerine karışmasına neden oldu.
İsviçre’de bir süre hapis yatan Kaşıkçı, bu dönemde hem iş hem de itibar açısından ciddi bir sarsıntı yaşadı. Ancak adı, dünya çapında tanınan bir iş insanı olarak hafızalarda kaldı.
Nabila yatı ve lüks yaşamı
Adnan Kaşıkçı denildiğinde akla gelen en dikkat çekici unsurlardan biri de lüks yaşamı oldu. Dünyanın en büyük yatlarından biri olarak gösterilen 86 metrelik Nabila, onun zenginliğinin sembolü haline geldi.
James Bond filmlerinden birinde de kullanılan Nabila yatı, Kaşıkçı imparatorluğunun yaşadığı mali kriz sırasında Brunei Sultanı’na satıldı. Sultan da 80’li yıllarda bu yatı şimdiki ABD Başkanı Donald Trump’a yaklaşık 29 milyon dolar karşılığında devretti.
Nabila, yalnızca bir yat değil, aynı zamanda 80’li yılların gösterişli milyarder kültürünün simgesi olarak anıldı.
Paris’te tablo davası ve para cezası
Adnan Kaşıkçı’nın adı, 1997 yılında Paris’te görülen bir dava ile yeniden gündeme geldi. Fransız mahkemesi, Kaşıkçı’yı özel jetine yüklediği 37 tabloyu Fransa’dan kaçırmakla suçladı.
Mahkeme, milyardere 1.6 milyon dolar para cezası verdi. Bu dava, Kaşıkçı’nın iş hayatındaki tartışmalı süreçlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Uluslararası silah anlaşmaları ve lüks yaşamıyla tanınan Suudi milyarder, aynı zamanda hukuki süreçlerle de anılan bir figür oldu.
Adnan Kaşıkçı’nın serveti ne kadardı?
1970 ve 80’li yıllarda dünyanın en zengin adamları listesinde yer alan Adnan Kaşıkçı’nın servetinin milyarlarca dolara ulaştığı belirtiliyordu. Ancak sonraki yıllarda yaşadığı mali krizler ve hukuki süreçler, bu servetin önemli ölçüde azalmasına yol açtı.
Servetinin zirve döneminde lüks yatlar, özel jetler ve dünya çapında mülklerle anılan Kaşıkçı, küresel iş dünyasının en dikkat çekici isimlerinden biri oldu.
Adnan Kaşıkçı’nın hayatı, bir yandan büyük servet ve gösterişli yaşamı, diğer yandan uluslararası tartışmalar ve hukuki süreçlerle şekillendi.