Türk mizahının usta ismi Ata Demirer, Vogue Türkiye’nin Nisan sayısı için objektif karşısına geçerek hem sanat yaşamına hem de iç dünyasına dair dikkat çeken paylaşımlarda bulundu. 1990’lı yıllardan bu yana stand-up, sinema ve müzik alanındaki özgün projeleriyle tanınan sanatçı, kariyerindeki dönüşümü ve yeni projelerini anlattı. Demirer, hayranlarının merakla beklediği yeni film projesinin hazırlık aşamasında olduğunu ve ana karakterin isminin "Nejat" olacağını ilk kez bu röportajda açıkladı.
Yeni filminin tonuna dair ipuçları veren Demirer, projesini şu sözlerle tanımladı: "Hem hüzünlü hem komik ama bu kez daha umut veren bir film olsun istiyorum." Sanatçı, yıllar içinde mizah anlayışının evrildiğini belirterek, artık daha incelikli ve "az kalp kırmaya çalışan" bir üretim sürecini tercih ettiğini ifade etti.
"Müzikofili var bende"
Karakterlerini zihninde sesler üzerinden inşa ettiğini belirten Ata Demirer, kendisini "işitsel bir insan" olarak tanımladı. "Müzikofili var bende, o yüzden insanları çoğu zaman sesleriyle kaydediyorum" diyen usta komedyen, gözlem yeteneğinin temelinde seslerin ve ritmin yattığını vurguladı. Müzikle kurduğu bu güçlü bağın, sahne performanslarındaki çok katmanlı anlatım yapısını beslediğini dile getirdi.
Denizle olan ilişkisini hayatının merkezine koyan ve kendisini bir "su insanı" olarak gören Demirer, suyun kendisi için bir terapi yöntemi (thalasso terapi) olduğunu belirtti. Röportajda özel hayatının mahremiyetine de değinen sanatçı, nazara inandığını ve hayatın her anının sosyal medyada "canlı yayında" gibi paylaşılmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Annesinden "sevgi" dersi
Kişiliğinin ve sanatsal bakış açısının oluşumunda ailesinin büyük rolü olduğunu anlatan Demirer, annesinden "taşı bile sevmeyi" öğrendiğini söyledi. Sanat hayatındaki en önemli yol arkadaşlarından biri olan Demet Akbağ için ise "Hâlâ hayatımdaki en önemli insanlardan biri" tanımlamasını yaptı.