ATV’de yayınlanan Aynı Yağmur Altında dizisi, ikinci bölümde yer alan domuz eti sahnesiyle kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan gündemlerinden biri haline geldi. Müslüman bir aileye servis edilen yemek üzerinden ilerleyen sofra sahnesi, bazı izleyiciler tarafından “provokasyon” olarak yorumlandı. Tepkilerin büyümesiyle tartışma yalnızca sosyal medya ile sınırlı kalmadı; RTÜK başvurusu gündeme geldi ve yapım şirketi Baba Yapım açıklamasıyla iddialara yanıt verdi. Dizinin senaryo ekibinde yapılan değişiklik ise krizin ciddiyetini daha da görünür hale getirdi.
Aynı Yağmur Altında domuz eti sahnesi tepkisi sosyal medyada neden bu kadar büyüdü?
Dizideki sofra sahnesi, kısa sürede paylaşılarak gündeme taşındı ve izleyiciler arasında sert bir tartışma başlattı. Tepkilerin ana ekseni, sahnenin Müslüman bir aileye servis edilen yemek üzerinden “inanç hassasiyetini hedef aldığı” iddiası oldu.
Bazı kullanıcılar sahnenin kasıtlı şekilde yazıldığını savunurken, bazı izleyiciler ise olayın bağlamından koparıldığını öne sürdü. Sahnenin dizinin resmi hesaplarında paylaşılması ve ardından kaldırılması da tartışmaları daha görünür hale getirdi.
RTÜK başvurusu nasıl yapıldı, süreç Aynı Yağmur Altında için ne ifade ediyor?
Tepkilerin büyümesi sonrası RTÜK başvurusu gündeme geldi. İlhan Taşçı, söz konusu sahnenin incelenmesi talebiyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na başvurduğunu açıkladı.
Bu tür başvurular, RTÜK’ün yayın içeriğini kamu şikâyeti kapsamında incelemesine yol açabiliyor. İnceleme sonucunda herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı ise kurulun değerlendirmesine bağlı. Tartışmanın RTÜK seviyesine taşınması, dizinin yalnızca izleyici tepkisiyle değil, resmi denetim gündemiyle de karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.
Baba Yapım açıklaması ne dedi, domuz eti sahnesi için nasıl bir savunma yaptı?
Gündemin büyümesi üzerine yapım şirketi Baba Yapım açıklaması yayımladı. Şirket, sosyal medyada yayılan sahnenin manipüle edildiğini savunarak, amaçlarının inanç veya yaşam tarzı çatışması yaratmak olmadığını vurguladı.
Açıklamada, sahnenin “kibir ile nezaket arasındaki kadim mücadelenin modern bir anlatımı” olduğu ifade edildi. Yapım şirketi, sahnenin bağlamından koparılmadan izlenmesi gerektiğini söylerken, hedeflerinin ayrıştırmak değil ortak ahlak ve toplumsal mutabakat mesajı vermek olduğunu belirtti.
Aynı Yağmur Altında senaryo ekibi değişikliği ne anlama geliyor?
Tartışmaların büyümesiyle birlikte dizinin senaryo ekibinde değişikliğe gidildiği duyuruldu. Yapımı kaleme alan Hasan Burak Kayacı, Kemal Çelik ve Hakan Kandal’ın ekibine, daha önce Yalı Çapkını ile geniş kitlelere ulaşan senarist Mehmet Barış Günger dahil edildi.
Bu hamle, kulislerde iki farklı şekilde yorumlandı. Bir kesim, senaryo ekibi değişikliğini “krizi yönetme” adımı olarak değerlendirirken; diğer kesim, dizinin ilerleyen bölümlerinde tonun ve anlatım dilinin daha kontrollü bir çizgiye çekileceğini düşünüyor.
Domuz eti sahnesi diziden çıkarılmadı mı, tartışma neden yeniden alevlendi?
Sosyal medya tepkilerinin artmasının ardından dizinin resmi hesaplarında sahneye dair paylaşımların kaldırılması dikkat çekti. Ancak sahnenin bölümden çıkarılmaması, tartışmayı yeniden büyüten en önemli unsur oldu.
İzleyicilerin bir kısmı, sahnenin kaldırılmamasını “ısrar” olarak yorumladı. Bir diğer kesim ise sansür tartışmasına kapı aralanmaması gerektiğini savundu. Böylece tartışma yalnızca sahnenin içeriği üzerinden değil, “yayıncılık sınırları” ve “toplumsal hassasiyet” üzerinden de ilerlemeye başladı.
Aynı Yağmur Altında krizi dizinin geleceğini etkiler mi?
Aynı Yağmur Altında için yaşanan domuz eti sahnesi tepkisi, dizinin ilerleyen bölümlerinde nasıl bir yol izleneceği sorusunu gündeme taşıdı. Yapım şirketinin savunması ve senaryo ekibi değişikliği, sürecin yalnızca bir “gündem dalgası” olarak görülmediğini ortaya koydu.
Öte yandan RTÜK başvurusu nedeniyle yaşanacak olası inceleme, dizinin yayın politikası açısından belirleyici olabilir. Dizi cephesinin bundan sonra daha temkinli bir dil kullanıp kullanmayacağı ise yeni bölümlerle birlikte netleşecek.
Bazı izleyiciler, dizinin tartışmayı büyütmek yerine hikâyeyi daha sağlam bir dramatik zemine oturtması gerektiğini savunuyor. Bazıları ise tam tersine, dizinin toplumsal refleksleri tetikleyen bu sahneyle daha fazla izlenme potansiyeli yakaladığını düşünüyor. Ancak tek bir gerçek var: Aynı Yağmur Altında, henüz ikinci bölümdeyken ülke gündeminin en sıcak başlıklarından biri haline geldi.