Ekranların sevilen yüzü Bahar Şahin, Ferit Ömeroğlu’nun dijital platformda ilgiyle takip edilen “Olduğu Gibi” programına konuk oldu. Samimi tavırlarıyla dikkat çeken Şahin, özel hayatından kariyerine kadar pek çok konuda içini dökerken, meslektaşı Serenay Sarıkaya hakkında kurduğu cümlelerle izleyenleri hayrete düşürdü.
"Serenay Benim Hayattaki Zaafım"
Programın soru-cevap kısmında konu hayranlık duyulan isimlere gelince Bahar Şahin, Serenay Sarıkaya’ya olan tutkusunu gizlemedi. Sarıkaya’yı sadece bir meslektaş olarak değil, hayatında çok özel bir yere konumlandırdığını belirten Şahin, kurduğu iddialı cümlelerle bağlılığının sınırlarını çizdi. Şahin, "Serenay benim hayattaki zaafım" diyerek hayranlığının boyutunu gözler önüne serdi.
Fedakarlığın Böylesi: "Onun Kuzey'i Olurum"
Açıklamalarının tonunu giderek artıran Bahar Şahin, olası bir kötü senaryoda bile Sarıkaya’nın yanında duracağını vurguladı. Ünlü oyuncu, "Allah korusun başına bir şey gelse, bana 'Benim için hapis yat' dese... Onun Kuzey'i olurum. Onun için hapis yatarım. Çok hayranım" ifadelerini kullandı. Bu "hapis" çıkışı kısa sürede sosyal medya platformlarında en çok paylaşılanlar arasına girerken, kullanıcılar Şahin’in bu sözlerini "sadakat patlaması" olarak yorumladı.
Başarılarla Dolu Bir Kariyer Yolculuğu
1997 Ankara doğumlu olan ve aslen Artvinli bir ailenin kızı olan Bahar Şahin, oyunculuk dünyasına 2015 yılında "O Hayat Benim" dizisindeki Müge karakteriyle hızlı bir giriş yapmıştı. Ancak genç yıldızın asıl parladığı ve hafızalara kazındığı proje, "Zalim İstanbul" dizisindeki Ceren Yılmaz Karaçay rolü oldu.
Buradaki performansıyla 2. Uluslararası İzmir Film Festivali’nde “Umut Vaat Eden Oyuncu” ödülünü kucaklayan Şahin, sadece televizyonda değil; Yol Arkadaşım, İyi Oyun ve son olarak Roza gibi sinema filmleriyle de rüştünü ispatladı. Dijital dünyada da Duran dizisiyle beğeni toplayan oyuncu, şimdilerde yeni projeleri "Gelenek Görenek" ve "Sevince, Hiç" için hazırlıklarını sürdürüyor.
Bahar Şahin’in bu son çıkışı, sanat dünyasındaki meslektaş dayanışmasının ötesinde, hayranlık duygusunun ne kadar ileri gidebileceğini bir kez daha tartışmaya açtı.