Ülkenin köklü ve varlıklı isimlerinden biri olan, eğitime yaptığı yatırımlar ve Boğaz’ın en değerli tarihi mülkleri arasında gösterilen Kara Todori Paşa Yalısı’nın sahipliğiyle tanınan 89 yaşındaki Servet Koçak’ın vefatı, magazin ve hukuk gündemine bomba gibi düştü. 10 Mayıs tarihinde yaşamını yitiren Koçak’ın, 12 Ocak 2022 tarihinde resmiyet kazanan vasiyetnamesi İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılarak mirasçılara tebliğ edildi. Ortaya çıkan belgeler, anne ile oğulları arasında yıllara dayanan derin ve sarsıcı çatışmaları gün ışığına çıkardı.
"İntihar Edeceğim" Baskısıyla Para Aldılar İddiası
Vasiyetnamesinde oğulları Necati ve Recai Koçak hakkında son derece çarpıcı ve ağır iddialara yer veren Servet Koçak, özellikle Recai Koçak’ın aile varlıklarını kötü yönettiğini savundu. Oğlu Recai’nin babasından kalan mirası hızla tükettiğini, Denizli’deki fabrikanın iflasına sebep olduğunu ve devasa borçların kendisi ile kızı Naciye Koçak tarafından kapatıldığını dile getirdi.
Koçak, metinde oğlunun maddi sıkıntı yaşadıkça "intihar edeceğim" şeklindeki söylemlerle kendisine manevi baskı kurduğunu ve bu yolla sürekli para kopardığını öne sürdü.
Yalıda Yaşanan Arbedeler ve Fiziksel Şiddet
Anlaşmazlıkların yalnızca maddi boyutla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik şiddete kadar tırmandığı vasiyetnamede açıkça ifade edildi. İddialara göre, Necati ve Recai Koçak kardeşler yalıya geldiklerinde çalışanların gözü önünde kriz çıkardı. Anne Servet Koçak’a ve kız kardeşi Naciye Koçak’a yönelik hakaretlerde bulunan, hatta fiziksel şiddet uygulayan ikilinin, mal varlığına ve evdeki eşyalara da zarar verdiği tutanaklara geçti.
"Vesayet Altına Aldırmak İçin Hastane Hastane Dolaştırdılar"
İleri yaşındaki annelerinin mal varlığı üzerinde hak iddia etmek amacıyla ortak hareket ettiklerini öne süren Koçak, 84 yaşındayken ve ayağında protez bulunmasına rağmen kış şartlarında hastane hastane gezdirildiğini belirtti. Alınan heyet raporlarıyla akli dengesinin yerinde olduğu defalarca tescillenmesine rağmen çocuklarının bu girişimlerden vazgeçmediğini vurgulayan iş insanı, duyduğu kırgınlığı şu sert sözlerle özetledi:
"Bana karşı evlatlık vazifelerini yerine getirmeyen, bana fiziksel ve manevi şiddet uygulayan, asılsız iddialarla beni vesayet altına almaya çalışan, çevreme karşı beni utandıran ve küçük düşüren evlatlarım Necati ve Recai Koçak’ı mirasımdan çıkarıyorum."
Son Arzusu: "Yanıma Defnedilmesinler"
Mirasından tamamen men ettiği oğullarıyla ilgili kararlılığını mezarda dahi sürdüren Servet Koçak, cenaze işlemlerinin yalnızca kızı Naciye Koçak tarafından yürütülmesini vasiyet etti. Hayatını kaybeden eşi Cevat Koçak’ın yanına defnedilmek istediğini belirten Koçak, iki oğlunun kendi mezar yerinin yakınında dahi bulunmasına kesinlikle rıza göstermediğini vasiyetnamesine ekledi.