Contemporary Istanbul bünyesinde bu yıl 5. kez sanatseverlerle buluşan CI Bloom, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde görkemli bir açılışla kapılarını açtı. 19 Nisan’a kadar sürecek olan organizasyon, ilk gününde iş, cemiyet ve magazin dünyasının önemli simalarını ağırladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un eşi Pervin Ersoy, Revna Demirören, Suzan Sabancı, Taner Ölmez ve Didem Balçın gibi isimler sergilenen eserleri yakından inceledi. Özellikle DG Art Galeri alanı, sanat danışmanı Arzu Gündoğdu’nun rehberliğinde ünlü isimlerin ortak buluşma noktası oldu.
Settar Tanrıöğen ve Taner Ölmez’den sanat mesajları
2024 yılında geçirdiği beyin kanamasının ardından sağlığına kavuşan usta oyuncu Settar Tanrıöğen, serginin en dikkat çeken isimlerinden biriydi. Sanat tarihi eğitimi aldığını belirten Tanrıöğen, kızıyla birlikte yaptığı resimleri sakladığını ancak bir sergi açmayı düşünmediğini esprili bir dille ifade etti. Bir diğer ünlü isim Taner Ölmez ise son beş yıldır tablo koleksiyonu yapmaya başladığını ve sanata olan ilgisinin Venedik’teki müze gezileriyle pekiştiğini dile getirdi. Oyuncu Didem Balçın da yatırım amaçlı değil, yeni sanatçıları tanımak ve bilgi edinmek amacıyla fuarı gezdiğini vurguladı.
Heykel sanatında Kirigami ve Mistisizm sentezi
Sanatçı Beste Alperat’ın Japon kağıt katlama sanatı "Kirigami" tekniklerini Mevlânâ felsefesiyle harmanladığı heykel çalışmaları, açılışın en çok konuşulan eserleri arasında yer aldı. Eserlerini kağıt motiflerle tasarlayıp dayanıklı elementlere dönüştürdüğünü belirten Alperat, çok katmanlı bir deneyim sundu. Öte yandan Pervin Ersoy, Antalya’da açılacak yeni otel projesi için sanat eseri bakmaya geldiğini belirterek, mekanların sanatla bütünleşmesinin önemine dikkat çekti.
Sanat piyasasında 2026 vizyonu ve dijitalleşme
Sanat dünyasındaki bu hareketlilik, 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki "Sanat Ekonomisi" raporlarında da karşılık buluyor. Güncel verilere göre, fiziksel sanat fuarlarına olan ilginin artmasıyla birlikte, koleksiyonerlerin %40’ı artık eserlerin orijinalliğini ve geçmişini "Sanat Pasaportu" adı verilen blokzincir (blockchain) tabanlı dijital sertifikalarla takip etmeyi tercih ediyor. Uzmanlar, Contemporary Istanbul gibi köklü organizasyonların, Türk sanatçıların küresel piyasadaki değerini artırmada ve yerel koleksiyoner bilincini geliştirmede kritik bir köprü görevi gördüğünü belirtiyor.