Türk sineması, yakın tarihin en büyük felaketlerinden birini ve onun toplumsal izlerini beyaz perdeye taşımaya hazırlanıyor.
Yönetmen koltuğunda Ali Ayyıldız’ın oturduğu, yapımcılığını ise sinema sektörünün deneyimli isimleri Zeki Sincar, Adem Sincar ve Kürşat Güçlü’nün üstlendiği "Aşk ve Enkaz" filminin çekimleri, hikayenin de merkez üssü olan Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde gerçekleştirilen son sahnelerin ardından başarıyla tamamlandı.
Film, 6 Şubat Kahramanmaraş Elbistan merkezli depremlerin toplumsal hafızada bıraktığı derin acıları, yaşanan insan dramlarını ve her şeye rağmen yeniden yeşeren umutları sarsıcı bir aşk hikayesi ekseninde izleyiciye aktarıyor. Başrollerini Cem Özer, Tuğba Melis Türk ve Cem Kılınç’ın paylaştığı yapımın oyuncu kadrosunda; Burak Sarımola, Ömer Birkay Güçlü, Mihriban Er, Emin Olcay, Ayhan Eroğlu, Hayat Olcay, Wilma Elles, Halil İbrahim Kalaycıoğlu, Tuğba Özay ve Naci Taşdöğen gibi Türk sinema ve tiyatrosunun önemli isimleri yer alıyor. Geniş oyuncu kadrosuyla dikkat çeken filmin, sonbahar sezonunda, ekim ayı içerisinde vizyona girmesi planlanıyor.
Depremin sosyolojik etkisi ve sinemada travma temsili
Sinema eleştirmenleri ve sosyologlar, toplumsal travmalara yol açan büyük doğal afetlerin ardından üretilen sanatsal yapıtların, toplumun iyileşme (katarsis) sürecinde önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor. Türkiye'de geçmiş yıllarda yaşanan 1999 Marmara Depremi sonrası çekilen "Bulutları Beklerken" veya küresel sinemada 2011 Tohoku depremini işleyen Japon yapımlarında olduğu gibi, felaketlerin doğrudan yaşandığı gerçek mekanlarda çekilen filmler belgesel niteliğinde birer tarihi vesikaya dönüşüyor. Aşk ve Enkaz filminin de dekor hissi yaratmadan, tamamen Elbistan'ın yerel atmosferinde ve bölge halkının tanıklığında çekilmiş olması, sinematografik gerçekçiliği artırırken gelecek nesillere dönemin sosyo-kültürel iklimini aktarmak adına stratejik bir önem taşıyor.
Çekimlerin tamamlanmasının ardından teknik ekip, filmin kurgu, renk düzenlemesi (color grading) ve ses tasarımı gibi dijital post-prodüksiyon aşamaları için stüdyoya kapandı. Yapımcılar, depremzedelerin anısına ve yaşanan felaketin küresel çapta ses getirmesine katkı sağlamak amacıyla, filmin ekim ayındaki Türkiye vizyonunun hemen ardından uluslararası film festivallerinde de yarışması için başvuru süreçlerini başlattıklarını bildirdi. Kentin fiziksel ve ruhsal olarak yeniden inşa edildiği bu dönemde vizyona girecek olan yapım, sinemaseverler tarafından büyük bir merakla bekleniyor.