Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink, Hollanda’da doğduktan sonra akademik kariyerine ABD’de devam etti. Ancak arkeoloji tutkusu onu Anadolu’ya, özellikle Antalya’nın Elmalı ilçesine yönlendirdi. 1947’de Tarsus Gözlükule kazılarıyla başlayan Anadolu serüveni, 1963 yılında Elmalı’da 40 yıl sürecek kazı çalışmalarına dönüştü.
Elmalı’da 40 Yıllık Kazılar
Mellink, Elmalı’daki kazılarında Karataş-Semayük’te M.Ö. 3000 yıllarına tarihlenen 500 küp mezar ortaya çıkardı. Bununla birlikte Kızılbel ve Karaburun Tümülüsleri, profesörün en önemli keşifleri arasında yer aldı. Kızılbel Tümülüsü M.Ö. 525 yılına tarihlenirken, nadir duvar resimlerini içeriyor. Karaburun Tümülüsü ise M.Ö. 475 tarihli olup bölgedeki Pers etkisini gösteriyor. Mellink, bu eserlerin korunması ve müzede sergilenmesi için çalışmalar yürüttü.
Halkla Kurulan Bağ ve Sosyal Katkılar
Elmalı’da halkla kurduğu güçlü bağ, Mellink’i diğer bilim insanlarından ayırdı. Profesör, kazı alanında kendisine destek olan Abdullah Aytulum ve ailesini ‘öz ailesi’ olarak kabul etti. Sadık Aytulum, Mellink’in kucağında büyüdü. Mellink, Elmalı Müzesi’nin kurulmasında öncülük etti ve ilçeye hastane yaptırılmasına katkı sağladı. Sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol aldı.
Vasiyeti ve Külleri
2003 yılında tekerlekli sandalyeyle son kez Elmalı’ya gelen Mellink, 2006’da ABD’de hayatını kaybetti. Vasiyetine göre külleri, en sevdiği yer olan Kızılbel Tümülüsü’ne bırakıldı. Küller, dostu Sadık Aytulum tarafından rüzgara bırakılarak Mellink’in ömrünü adadığı topraklarla bütünleşmesi sağlandı.
Miras ve Hatıra
Elmalı, Mellink’in adını unutmayan bir ilçe oldu. Elmalı Belediyesi, kazı döneminde eserlerin korunduğu caddeye “Prof. Machteld Johanna Mellink” adını verdi. Ziyaretçiler, Elmalı Müzesi’ne giderek profesörün kazılarını ve tarihin derin izlerini görebiliyor. Mellink’in bilimsel mirası ve sosyal katkıları, ilçede yaşayan kültürel hafızanın bir parçası haline geldi.