Türk müziğinin güçlü yorumcularından Gül Erda, günümüzde müziğin geçirdiği dönüşümü ve 90’lı yılların şarkılarına artan ilgiyi değerlendirdi.
Erda’ya göre 90’lı yıllara ait eserlerin yeniden büyük ilgi görmesinin temelinde, o dönemin müziğinde bulunan samimiyet, duygu ve hikâye anlatımının bugün giderek azalması yatıyor. Günümüz müziğine farklı bir pencereden bakan sanatçı, "Artık aşk şarkıları bitti, dert şarkıları var" sözleriyle geçmişte yapılan eserlerin yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları duyguyla da hafızalarda yer ettiğini ifade etti.
90’lı yıllara olan özlemin yalnızca nostaljiden ibaret olmadığını vurgulayan Erda; insanların kendilerini, aşklarını, ayrılıklarını ve hayal kırıklıklarını o şarkıların içinde bulduğunu dile getirdi. Günümüzün hızlı tüketim kültürünün müziğin üretim biçimini etkilediğini belirten sanatçı, sosyal medyada birkaç saniyede dikkat çekme zorunluluğunun duygusal tarafı geri plana ittiğini söyledi. Yapay zekâ ve teknoloji kullanımıyla üretilen yapay süreçlere de dikkat çeken Erda, tekniğin ötesinde duygu olmadığı zaman şarkının ruhunun eksik kaldığını ve dinleyicinin gerçek ile yapay olan arasındaki farkı hissettiğini aktardı.
Teknolojinin sanatçının yerini almaması gerektiğini vurgulayan Gül Erda, bir şarkıyı değerli kılan ana unsurun sözlerin arkasındaki yaşanmışlık ve hikaye olduğunu belirtti. İnsan duygularının zamandan bağımsız olarak değişmediğini ifade eden sanatçı, müziğin yeniden kalbe dokunan bir noktaya evrilmesi gerektiğine dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı.