Kazım Koyuncu, resmi kayıtlara göre 10 Mayıs 1972’de, kendi ifadelerine göre ise 7 Kasım 1971’de Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de dünyaya geldi. Karadeniz kültürüyle iç içe büyüyen sanatçı, müziğe olan ilgisini küçük yaşlarda keşfetti.
Ortaokul yıllarında babasının hediye ettiği mandolinle müziğe adım atan Koyuncu, gençlik yıllarında farklı enstrümanlara yöneldi. Lise eğitiminin ardından 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü kazandı. Ancak müziğe duyduğu tutku ağır bastı ve üniversite eğitimini yarıda bırakarak sanat hayatına yoğunlaştı.
Henüz 33 yaşındayken hayatını kaybeden Kazım Koyuncu, genç yaşta vefat etmesine rağmen Türk müzik tarihinde iz bırakan isimler arasında yer aldı.
Kazım Koyuncu aslen nereli?
Kazım Koyuncu aslen Artvin’in Hopa ilçelidir. Karadeniz’in kültürel dokusunu ve Laz müziğini eserlerine taşıyan sanatçı, bölgenin yerel ezgilerini modern rock altyapısıyla birleştirerek kendine özgü bir tarz oluşturdu.
Karadeniz’in doğasına ve kültürüne olan bağlılığı, yalnızca müziğine değil, yaşam tarzına ve duruşuna da yansıdı. Bölgedeki çevre sorunlarına karşı duyarlılığıyla bilinen Koyuncu, HES projeleri ve doğa tahribatına karşı açık tavır alan sanatçılar arasında gösterildi.
Kazım Koyuncu’nun müzik kariyeri ve Zuğaşi Berepe dönemi
Profesyonel müzik hayatına 1992 yılında “Dinmeyen” adlı grupla başlayan Kazım Koyuncu, asıl çıkışını Karadeniz rock müziğinin öncüsü kabul edilen Zuğaşi Berepe grubuyla yaptı. Grup, Lazca ve Türkçe şarkıları rock formunda yorumlayarak alternatif müzik sahnesinde dikkat çekti.
Zuğaşi Berepe’nin ardından solo kariyerine yönelen sanatçı, 2001 yılında “Viya!” albümünü, 2004 yılında ise geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan “Hayde” albümünü çıkardı. “Didou Nana”, “Gelevera Deresi”, “Ella Ella”, “İşte Gidiyorum (Hoşçakal)” ve “Hayde” gibi şarkılar, onun en sevilen eserleri arasında yer aldı.
Ayrıca televizyon dizileri için yaptığı müziklerle de adından söz ettirdi. Samimi tavırları, sahnedeki içtenliği ve politik duruşu, onu yalnızca bir müzisyen değil aynı zamanda bir sembol haline getirdi.
Kazım Koyuncu neden öldü, hastalığı neydi?
Kazım Koyuncu’ya 2004 yılının sonlarında testis kanseri teşhisi konuldu. Hastalığına rağmen üretmeye ve sahne almaya devam eden sanatçı, tedavi sürecinde dahi müzikten kopmadı. Doktorlarının dinlenme tavsiyelerine karşın konserlerine çıkan Koyuncu, müziğin kendisi için moral kaynağı olduğunu sık sık dile getirdi.
Ancak hastalık kısa sürede ilerledi ve kanser akciğerlerine metastaz yaptı. Kazım Koyuncu, 25 Haziran 2005 tarihinde İstanbul Şişli’de, 33 yaşında hayatını kaybetti.
Genç yaşta gelen bu ölüm haberi, sanat camiasında ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı. Cenazesi memleketi Hopa’da binlerce kişinin katılımıyla toprağa verildi.
Şair Ceketli Çocuk neden bu lakapla anılıyor?
Kazım Koyuncu, duyarlı kişiliği ve şiirsel anlatımı nedeniyle “Şair Ceketli Çocuk” olarak anıldı. Bu ifade, onun hem genç yaşta kaybedilmesine hem de romantik, naif ruhuna gönderme olarak kullanıldı.
Sahne kıyafetleri, özellikle ceketiyle özdeşleşen tarzı ve şiirsel şarkı sözleri, bu lakabın benimsenmesinde etkili oldu. Sevenleri için o, yalnızca bir müzisyen değil; Karadeniz’in sesi, doğanın savunucusu ve özgürlükçü bir sanatçı olarak hafızalarda yer etti.
Kazım Koyuncu’nun unutulmaz mirası
Kazım Koyuncu’nun ardından geriye iki solo albüm, sayısız konser kaydı ve dillerden düşmeyen şarkılar kaldı. Ancak onun mirası yalnızca müzikle sınırlı değil. Karadeniz kültürünü ana akım müzikle buluşturması, yerel dili ve ezgileri cesurca kullanması, sonraki kuşak sanatçılara ilham verdi.
Ölüm yıl dönümünde sosyal medyada ve çeşitli etkinliklerde anılan Kazım Koyuncu, aradan geçen yıllara rağmen unutulmayan sanatçılar arasında yer alıyor. “Kazım Koyuncu kimdir, aslen nereli ve neden öldü?” soruları her yıl yeniden gündeme gelirken, Şair Ceketli Çocuk’un sesi Karadeniz rüzgarıyla birlikte yaşamaya devam ediyor.