Türk caz müziğinin efsane isimlerinden Rüçhan Çamay’ın 94 yaşında hayatını kaybetmesi, sanat dünyasında büyük üzüntü yarattı. Vefat haberinin ardından gözler, hem müzik hem de sinema alanında iz bırakan kızı Melike Demirağ’a çevrildi. Sanat kariyeri, özel hayatı ve siyasi duruşuyla uzun yıllar gündemde kalan Demirağ’ın yaşam öyküsü yeniden merak konusu oldu. Peki Rüçhan Çamay'ın kızı Melike Demirağ kimdir, Melike Demirağ kaç yaşında ve nereli?
Rüçhan Çamay'ın kızı Melike Demirağ kimdir ve nereli?
Melike Demirağ, 3 Haziran 1956 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Annesi caz müziğinin öncü kadın sanatçılarından Rüçhan Çamay, babası ise Türk sinemasının önemli yapımcı ve yönetmenlerinden Turgut Demirağ’dır. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Melike Demirağ, küçük yaşlardan itibaren hem müziğe hem de sinemaya ilgi duydu.
Eğitimini Üsküdar Türk Kız Koleji’nde tamamlayan Demirağ, henüz 15 yaşındayken babasının yönettiği “Üç Kızgın Cengaver” filmiyle sinema dünyasına adım attı. Bu erken başlangıç, onun sanat yaşamının temelini oluşturdu ve kısa sürede dikkat çekmesini sağladı.
Melike Demirağ kaç yaşında?
1956 doğumlu olan Melike Demirağ, 2025 yılı itibarıyla 69 yaşındadır. Uzun yıllar aktif sanat yaşamı süren Demirağ, özellikle 1970’li yıllarda hem oyunculuğu hem de müzik kariyeriyle geniş kitlelere ulaştı.
Melike Demirağ’ın sinema kariyeri nasıl başladı?
Melike Demirağ’ın kariyerinde dönüm noktası, 1974 yılında Yılmaz Güney ile başrolü paylaştığı “Arkadaş” filmi oldu. Film, yalnızca sinemasal başarısıyla değil, taşıdığı toplumsal mesajlarla da dönemin ruhunu yansıttı. Demirağ’ın film için seslendirdiği ve Şanar Yurdatapan tarafından bestelenen “Arkadaş” şarkısı, bir kuşağın hafızasına kazınan eserler arasında yer aldı.
1978 yılında senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı “Sürü” filminde Tarık Akan ile başrol oynayan Demirağ, Berivan karakteriyle büyük beğeni topladı. Film, Türk sinemasının en önemli yapımlarından biri olarak kabul edilirken, Demirağ’ın oyunculuk performansı da eleştirmenlerden tam not aldı.
Melike Demirağ müzik kariyerinde hangi eserlerle öne çıktı?
1970’li yıllarda Melike Demirağ, politik ve toplumsal içerikli şarkılarıyla dönemin gençliği için sembol isimlerden biri haline geldi. “Merhaba”, “Hadi Canım Sen De”, “Ağlamak Ayıp Değil”, “Ninni” ve “Pervane ile Işık” gibi eserler, sanatçının müzik kariyerinde önemli bir yer tuttu.
Bu dönemde yalnızca bir yorumcu değil, aynı zamanda duruşuyla da öne çıkan Demirağ, müziği aracılığıyla toplumsal meseleleri gündeme taşıdı.
Melike Demirağ’ın özel hayatı ve ailesi
Melike Demirağ, “Arkadaş” filmi sürecinde tanıştığı besteci Şanar Yurdatapan ile 1976 yılında evlendi. Bu evlilikten Zeynep Ferah (1979) ve Can (1989) adında iki çocuğu dünyaya geldi. Çift, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından yollarını ayırdı.
Demirağ, daha sonra klip yönetmeni Orhan Çetin ile ikinci evliliğini yaptı ancak bu birliktelik de uzun soluklu olmadı.
Sürgün yılları ve Türkiye’ye dönüş süreci
1980 askeri darbesinin ardından siyasi görüşleri nedeniyle Melike Demirağ ve eşi Şanar Yurdatapan, 11 yıl boyunca Almanya’da sürgün hayatı yaşadı. 1983 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan Demirağ, bu dönemde üretmeye devam etti.
Hazırladıkları “İstanbul’da Olmak” albümü, özellikle yurt dışında yaşayan Türklerin duygularına tercüman oldu. Albüm bir süre Türkiye’de yasaklandı, ancak 1989 yılında yeniden serbest bırakıldı. Sanatçı, 1991’de Alman pasaportu ile Türkiye’ye döndü ve 1992 yılında yeniden Türk vatandaşlığına kabul edildi.
Ödüller ve son dönem çalışmaları
1980 darbesi nedeniyle yapılamayan 17. Altın Portakal Film Festivali’nin ödülleri, 2011 yılında sahiplerine verildi. Melike Demirağ, “Sürü” filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü.
2009 yılında yayımlanan “Geri Dönüşüm” albümü, 2020’de dijital platformlarda yeniden dinleyiciyle buluştu. Rüçhan Çamay’ın vefatının ardından Melike Demirağ’ın hayatı ve sanatsal mirası, kamuoyunda yeniden gündeme taşındı.