Türk tiyatro ve sinemasının yetenekli isimlerinden Mert Turak, geçtiğimiz gün babası Ramazan Turak ile birlikte Nişantaşı City’s AVM’de objektiflere yansıdı. Babasının arızalanan telefonunu tamir ettirmek için alışveriş merkezine geldiklerini belirten oyuncu, babasıyla yakından ilgilendi. Keyifli halleriyle dikkat çeken ikiliden Ramazan Turak, basın mensuplarının soruları üzerine samimi açıklamalarda bulundu.
Oğlunun kariyer yolculuğu ve çocukluk hayalleri hakkında konuşan baba Turak, Mert Turak'ın oyunculuktaki başarısıyla her zaman gurur duyduğunu ifade etti. "Oğlumla gurur duyuyorum, yaptığı işle ve başarısıyla her yerde övünüyorum" diyen Ramazan Turak, henüz gerçekleşmemiş en büyük hayalini de ilk kez paylaştı.
"Oğlumla ilgili hayalim henüz gerçekleşmedi"
Basın mensuplarının "Oğlunuzun oyuncu olacağını tahmin ediyor muydunuz?" sorusuna yanıt veren Ramazan Turak, konuyu evlilik ve torun özlemine getirdi. Turak, "Oğlumla ilgili benim hayalim daha olmadı. Evlenmesini ve torunumun olmasını istiyorum. Bunu her yerde de dile getiriyorum" diyerek ünlü oyuncuya sosyal bir mesaj gönderdi. Mert Turak ise babasının bu sözlerini gülümseyerek karşıladı.
Sanatçı ailelerinde kuşak çatışması ve beklentiler
Klinik psikoloji perspektifinden bakıldığında, başarılı sanatçıların aileleri genellikle evlatlarının kariyer zirvelerinden ziyade, geleneksel aile yapısının devamlılığına (evlilik ve çocuk) odaklanabilmektedir. "Torun isteme" eylemi, özellikle Türk aile yapısında bir "kuşaksal süreklilik" arzusu olarak değerlendirilir. Sanatçıların yoğun çalışma temposu ve set programları, aile kurma süreçlerini öteleyebilse de, Ramazan Turak gibi ebeveynlerin bu talepleri kamuoyu önünde dile getirmesi, toplumsal normların sanat dünyasındaki yansıması olarak görülmektedir.