Eski AK Parti Milletvekili Metin Külünk, gazeteci Yiğit Uzun’un YouTube platformunda yayınlanan “Yiğit Uzun ile Mesele Ne?” programına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasadaki fahiş fiyat artışlarını değerlendiren Külünk; emlak sektöründeki spekülatif hareketlerin ve zincir marketlerdeki zam dalgalarının hükümeti hedef alan organize bir operasyon olduğunu iddia etti.
Emlak ve gıda sektöründeki fiyat artışlarının masum piyasa şartlarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Külünk, "Emlak sektöründeki spekülatif bütün hareketlerde ve zincir marketlerin adımlarında 15 Temmuz’un arkasındaki akıl araştırılmalıdır. Fiyatları yükselterek bu durumu hükümete yönelik bir operasyon aracı haline getirdiklerini açıkça söylüyorlar. Yılın ortasında memura ve emekliye zam tartışması başladığı an, ertesi gün marketlerdeki tüm fiyatlar fırlıyor. Topraktan çıkan ürün vatandaşa ulaşana kadar geçen süreçte yaşananların arkasındaki güç, 15 Temmuz işgal girişiminin faili olan akılla birebir aynıdır" değerlendirmesinde bulundu.
TCK Kapsamında Fiyatları Etkileme Suçu Ve Yasal Düzenleme
Türkiye'de serbest piyasa koşullarına aykırı şekilde fiyat spekülasyonu yapılması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 237. maddesinde düzenlenen "Fiyatları etkileme" suçu kapsamında değerlendirilmektedir. İşçi ücretlerinin veya besin maddeleri ile halkın beslenmesine, tüketimine yarayan maddelerin fiyatlarının yapay şekilde yükselmesine ya da düşmesine neden olan kişiler hakkında hapis cezaları ve idrar yaptırımları öngörülmektedir. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu da fahiş fiyat artışı ve stokçuluk faaliyetlerine yönelik idari para cezaları uygulamaktadır.
Adalet Bakanlığı’na Faili Meçhul Dosyalar İçin Çağrı
Türkiye'nin geçmiş dönemdeki karanlık eylemlerine değinen Külünk; Uludere olayından Çukur eylemlerine kadar toplumsal infial yaratmayı amaçlayan kararların arkasında FETÖ ve Gladio yapılanmasının olduğunu söyledi. Muhsin Yazıcıoğlu suikastı dosyasındaki hukuki sürecin diğer dosyalar için de işletilmesini talep eden Külünk, Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Külünk; Çarşamba Cinayetleri (Hızır Ali Muratoğlu ve Bayram Ali Öztürk), Eski Rize İl Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’nin şehit edilmesi ve iş insanı Üzeyir Garih suikastı dosyalarının FETÖ boyutuyla yeniden incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Kamuda Mülakat Ve Parti İçi Eleştiriler
Kamudaki mülakat sisteminin toplumda rahatsızlık oluşturduğunu belirten Metin Külünk, adalet ve liyakat ilkelerinin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Sınavlardan yüksek puan alan gençlerin mülakatlarda elenmesine tepki gösteren Külünk, "Sokağın evladı sınava giriyor, 90-95 puan alıyor ama 'mülakatta kaldı' deniliyor. Toplum artık bu cümleleri duymak istemiyor. Liyakat, ehliyet ve adaletin üzerindeki gölge derhal kaldırılmalıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismi üzerinden kişisel nüfuz alanı oluşturan yapıların tasfiye edilmesi gerektiğini savunan Külünk, "Sayın Erdoğan’ın ismi üzerinden güç elde edip bunu kendi derebeyliğine dönüştüren profillerden parti acilen kurtulmalıdır. Tek başlarına sokağa çıktıklarında karşılıkları olmayan ancak çektirdikleri fotoğraflarla güç devşiren bu kitle, Sayın Erdoğan’ın sırtındaki kamburdur" şeklinde konuştu.