1995 Miss Turkey yarışmasında elde ettiği dereceyle adını duyuran Ahu Paşakay, kısa süren yaşamına rağmen Türkiye’nin hafızasında derin izler bırakan isimlerden biri oldu. Güzellik yarışmalarındaki başarısı, moda dünyasındaki yükselişi ve Türk rock müziğinin efsaneleşmiş şarkılarına ilham olan özel hayatı, Paşakay’ı yıllar sonra bile merak edilen bir figür haline getiriyor. Trajik ölümüyle büyük bir sarsıntı yaratan Ahu Paşakay’ın hayatı, kariyeri ve ardında bıraktığı sorular yeniden gündemde.
Ahu Paşakay kimdir?
Ahu Paşakay, 3 Kasım 1976 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Köklü ve entelektüel bir aileye mensup olan Paşakay, emekli diplomat Kaya Paşakay ile iç mimar Gülseren Ayvazoğlu’nun kızıdır. Baba tarafından Osmanlı tarihinin önemli isimlerinden Halil Kut Paşa’nın torunu olması, ailesinin geçmişteki saygın konumunu da ortaya koymaktadır.
Eğitim hayatına İstanbul’un seçkin okullarından Şişli Terakki ve Ayazağa Işık Lisesi’nde başlayan Ahu Paşakay, üniversite öğrenimini Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nde sürdürdü. 2001 yılında mezun olan Paşakay, sanata ve tasarıma olan ilgisiyle yalnızca mankenlik değil, akademik alanda da kendini geliştirmiş çok yönlü bir isimdi.
Miss Turkey başarısı ve moda kariyeri
Ahu Paşakay, 1995 yılında katıldığı Miss Turkey güzellik yarışmasında dördüncü olarak önemli bir başarı elde etti. Bu derece sayesinde Türkiye’yi Japonya’da düzenlenen Miss International yarışmasında temsil etme hakkı kazandı. Uluslararası yarışmada yarı finale yükselmesi, onun yalnızca Türkiye’de değil, global platformda da dikkat çekmesini sağladı.
Yarışma sonrası profesyonel mankenlik kariyerine adım atan Ahu Paşakay, Gaye Sökmen Ajansı bünyesinde çalışmaya başladı. Dönemin önde gelen defilelerinde ve moda çekimlerinde yer alan Paşakay, zarif duruşu ve entelektüel kimliğiyle moda dünyasında kısa sürede fark yarattı. Mankenliğin yanı sıra tasarım bilgisiyle sektörde saygı gören bir profile sahip oldu.
Duman ve kliplerle gelen geniş tanınırlık
Ahu Paşakay’ın geniş kitleler tarafından tanınmasında Duman grubuyla olan bağlantısı önemli rol oynadı. Duman’ın “Köprüaltı” şarkısının video klibinde yer alması, onun müzik dünyasıyla da anılmasına neden oldu. Bu dönemde Duman grubunun solisti Kaan Tangöze ile yaşadığı ilişki, magazin dünyasının yakından takip ettiği konular arasında yer aldı.
Paşakay, yalnızca bir klip yüzü değil; duygusal derinliği ve yaşam tarzıyla dönemin alternatif müzik sahnesinin simge isimlerinden biri haline geldi. Bu ilişki, ilerleyen yıllarda Türk rock müziğinin en unutulmaz şarkılarına ilham kaynağı olacaktı.
Ahu Paşakay neden hayatını kaybetti?
Ahu Paşakay, 20 Ekim 2002 tarihinde İstanbul Arnavutköy’de bulunan Halil Paşa Yalısı’nda, henüz 26 yaşındayken yaşamını yitirdi. Resmi kayıtlara intihar olarak geçen olayda, Paşakay’ın spor ipiyle elbise dolabına asılı halde bulunduğu açıklandı. Babası Kaya Paşakay’ın kapıyı kırarak kızına ulaşması, olayın en sarsıcı detayları arasında yer aldı.
Paşakay’ın arkasında herhangi bir veda notu bırakmaması, ölümüne dair soru işaretlerinin yıllarca sürmesine neden oldu. Ailesel sorunlar, anne ve babasının boşanma süreci ve özel hayatında yaşadığı duygusal çalkantıların, genç yaşta aldığı bu trajik kararda etkili olduğu öne sürüldü.
Ölüm sonrası gündeme gelen şüpheler
Ahu Paşakay’ın vefatı, aradan yıllar geçmesine rağmen zaman zaman yeniden gündeme geldi. Özellikle 2018 yılında Adnan Oktar ve yapılanmasına yönelik soruşturmalar sırasında, Paşakay’ın ölümü “şüpheli vefatlar” başlığı altında tekrar tartışılmaya başlandı. Kamuoyunda farklı iddialar dillendirilse de, resmi makamlar tarafından ölüm nedenine ilişkin kesin bir yeni karar açıklanmadı.
Bu belirsizlik, Ahu Paşakay’ın hikâyesini yalnızca bir trajedi değil, aynı zamanda çözülememiş bir gizem haline getirdi.
Duman şarkılarında yaşayan Ahu Paşakay
Ahu Paşakay’ın vefatı, Kaan Tangöze ve Duman grubu üzerinde derin bir iz bıraktı. Tangöze’nin yazdığı “Bal”, “Oje” ve “Kırmış Kalbini” gibi şarkılar, Paşakay’a atfedilen duygularla Türk rock müziğinin kült eserleri arasına girdi. Özellikle “Bal” şarkısı, uzun yıllar sahnede seslendirilmemesiyle dikkat çekti.
Kaan Tangöze’nin yıllar sonra bu şarkıyı gözyaşları içinde söylemesi, Ahu Paşakay’ın müzik dünyasındaki kalıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Genç yaşta hayata veda eden Ahu Paşakay, bugün Edirnekapı Şehitliği’nde yatıyor; adı ise hâlâ bu şarkıların sözlerinde ve dinleyenlerin hafızasında yaşamaya devam ediyor.