Muazzez Akkaya Giray, 1930 yılında Sakarya’nın Geyve ilçesinde dünyaya geldi. Babası Hamid Akkaya, annesi Fitnat Hanım’dır. Eğitim hayatına erken yaşta önem verilen Akkaya, ilk öğreniminin ardından İstanbul’daki Kandilli Kız Lisesi’nde yatılı olarak okudu. 1949 yılında mezun olduktan sonra Ankara’ya giderek Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümüne kaydoldu. Bu okul, onun hayatında hem mesleki hem de edebi anlamda belirleyici bir dönüm noktası oldu.
Muazzez Akkaya nereli, eğitimi neydi?
Aslen Sakaryalı olan Muazzez Akkaya, üniversite eğitimini Ankara’da sürdürdü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okurken, ilerleyen yıllarda Türk edebiyatının en önemli şairleri arasında yer alacak Sezai Karakoç ve Cemal Süreya ile aynı sınıfta eğitim aldı. Akademik yolculuğunu burada bırakmayan Akkaya, daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde fark derslerini vererek mezun oldu.
Muazzez Akkaya’nın kariyeri ve meslek hayatı
Muazzez Akkaya kariyeri, Cumhuriyet dönemi bürokrasisinde kadınların sınırlı sayıda yer aldığı bir dönemde şekillendi. 1954 yılında mezuniyetinin ardından Maliye Bakanlığı’nda stajyer memur olarak göreve başladı. Kısa süre sonra Hazine Avukatlığı görevine getirildi. 1960’lı yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğü, Maliye Bakanlığı ve Devlet Su İşleri gibi önemli kamu kurumlarında çeşitli görevlerde bulundu.
1964 yılında eşi Orhan Giray’ın Tel Aviv’e mali müşavir olarak atanmasıyla yurt dışına taşındı. Türkiye’ye dönüşünün ardından Ankara Barosu’na bağlı avukat olarak meslek hayatını sürdürdü. Disiplinli çalışma hayatı ve hukuki birikimiyle, uzun yıllar kamu hizmetinde bulundu.
Sezai Karakoç’un ‘Mona Roza’sı Muazzez Akkaya
Muazzez Akkaya’nın adı, edebiyat tarihinde en çok Sezai Karakoç’un “Mona Roza” şiiri ile birlikte anılıyor. Mülkiye yıllarında Karakoç’un platonik aşkı olduğu bilinen Akkaya, bu şiirin ilham kaynağı olarak kabul ediliyor. Şiirin kıtalarının ilk harfleri yan yana getirildiğinde ortaya çıkan “Muazzez Akkayam” ifadesi, yıllar içinde edebiyat dünyasında en çok konuşulan detaylardan biri oldu.
Bu şiir sayesinde Muazzez Akkaya, istemeden de olsa Türk edebiyatının en unutulmaz romantik anlatılarından birinin merkezine yerleşti.
Cemal Süreya’ya soyadını verdiren hikâye
Cemal Süreya ve Muazzez Akkaya arasındaki bağ da edebiyat tarihine geçen ilginç bir hikâyeyle anlatılıyor. Rivayete göre Sezai Karakoç ve Cemal Süreya, Akkaya’nın gönlünü kazanmak üzerine bir iddiaya girdi. Bu iddiayı kaybeden taraf, soyadından bir harf eksiltecekti. İddiayı kaybeden Cemal Süreya, soyadındaki ikinci “y” harfinden vazgeçerek edebiyat dünyasında bugün bilinen adıyla anılmaya başladı.
Bu olay, Muazzez Akkaya’yı yalnızca bir ilham perisi değil, aynı zamanda iki büyük şairin hayatında iz bırakan bir figür haline getirdi.
Muazzez Akkaya kaç yaşında vefat etti?
Muazzez Akkaya Giray, 1930 doğumluydu ve 2025 yılında 95 yaşında hayatını kaybetti. Vefat haberi, edebiyat ve kültür dünyasında geniş yankı uyandırdı. Uzun ve üretken bir yaşam süren Akkaya, sessiz ve göz önünde olmadan geçen hayatına rağmen, Türk edebiyatında derin izler bıraktı.