Usta oyuncu Perihan Savaş ile oğlu Savaş Zafer, birlikte hayata geçirdikleri "Savaşların Mutfağı" adlı yemek programının ardından "Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet" programına konuk oldu. Hürriyet YouTube kanalında her cuma saat 14.00'te izleyiciyle buluşan programda anne ve oğul; aile dinamiklerinden mutfak alışkanlıklarına, kayıplarla başa çıkma süreçlerinden kariyerlerine kadar birçok konuyu samimiyetle masaya yatırdı.
Oğluyla olan iletişimini anlatan Perihan Savaş, aralarında sıklıkla tatlı atışmalar yaşandığını belirtti. Mutfaktaki dinamiklere değinen Savaş Zafer ise annesinin yemek yaparken geleneksel kalıplara bağlı kaldığını ifade ederek, "Annem yemek konusunda çok sabit fikirli. Bu konuda biraz daha yeniliğe açık olsa yaptığı yemekleri çok daha iyi yapabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Eşinin vefat süreci ve çocukların toparlayıcı rolü
Programda eşi Yılmaz Zafer'in vefatına ve sonrasındaki zorlu döneme değinen Perihan Savaş, "Çocuklarımın varlığı da ayakta durmamı sağladı. Yaşadıklarım çok ağır şeylerdi. Yılmaz geçirdiği rahatsızlık sonrası benim üçüncü çocuğum gibi oldu. 18 ay yaşadı ve çocuk gibiydi. Bir gün Yılmaz’la beraberken 'Eğer senden önce ölürsem, canın sıkıldığında veya beni özlediğinde kafanı gökyüzüne kaldır, parlayan bir yıldız görürsen o benim' dedi. Hakikaten kafamı kaldırıyorum ve bunu görüyorum" sözleriyle yaşadığı derin bağı aktardı.
Klinik psikoloji ve yas danışmanlığı literatüründe yer alan araştırmalar; uzun süreli ağır hastalıkların ardından yaşanan kayıplarda geride kalan bireylerin bakım veren rolünden ebeveynlik rolüne hızlı bir geçiş yaptığını, bu süreçte çocuklara duyulan sorumluluk bilincinin travma sonrası toparlanmayı ve psikolojik dayanıklılığı (resilience) doğrudan güçlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Erken yaşta baba figürünün eksikliğiyle büyümenin etkisi
Küçük yaşta babasını kaybetmenin getirdiği içsel sorgulamaları paylaşan Savaş Zafer, büyüme çağında yaşadığı zorlukları dile getirdi. Zafer, "Biraz büyüyüp insanların hayatındaki baba figürünün nasıl bir rol aldığını görüp öğrenince insan biraz sendeliyor. Olsaydı nasıl olurdu diye sorgulamaya başlıyor. Bunlar beni yaşım ilerledikçe hayatta zorladı" diyerek kayıpla erken yaşta tanışmanın yetişkinlikteki izlerini anlattı.