Savaşın Ortasında Kalan Bir Çocukluk
Başarılı oyunculuğuyla adından söz ettiren Pınar Deniz, ABtalks programında özel hayatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ailesinin Lübnan ve Mardin arasındaki köklü geçmişine değinen Deniz, babasının çocukluk yıllarında Beyrut’ta patlak veren iç savaşın tam ortasında kaldığını dile getirdi. Henüz küçük bir çocukken ağır yaralanan babasının hastaneye ulaştırılma süreci, adeta bir dram filmini aratmayacak olaylar zincirini başlattı.
Cansız Bedenlerin Arasındaki Büyük Mucize
Hastaneye getirildiğinde durumu oldukça kritik olan babası için doktorların umudu kestiğini belirten ünlü oyuncu, o anları şu sözlerle aktardı: "Babamın yaşama ihtimali kalmadığı düşünülmüş ve yaşam belirtisi göstermediği gerekçesiyle morga kaldırılmış." Bir süre morgda cansız bedenlerin arasında bekletilen küçük çocuğun kaderi, pes etmeyen babasının (Pınar Deniz'in dedesi) inadıyla değişti.
Dedesinin Umudu Bir Hayatı Kurtardı
Oğlundan haber alamayan dedesinin hastanede verdiği hukuk mücadelesi ve tanıdık bir doktorun gizli yönlendirmesi, tarihin akışını değiştirdi. Morga girip çocukların arasına bakan dede, oğlunu orada buldu. Yaşadığını fark eder etmez müdahale edilmesini sağlayan dede, bugün Pınar Deniz’in var olmasına vesile olan o kahramanlık öyküsünün mimarı oldu.
"İlk Cümlelerimi Arapça Kurdum"
Köklerine dair samimi itiraflarda bulunan Pınar Deniz, kültürel kimliğinin nasıl şekillendiğini de anlattı. Atalarının Mardin’den Beyrut’a göç ettiğini, ardından tekrar Mardin’e döndüklerini belirten güzel oyuncu, çocukluğunda Türkçeden önce Arapça konuştuğunu söyledi. Annesine "Anne" yerine "Mama" diye seslendiği günleri tebessümle anan Deniz, ailesinin yaşadığı bu büyük travmanın ardından gelen yaşamın kendisi için çok kıymetli olduğunu vurguladı.