Türk medya tarihinde en çok konuşulan isimlerden biri olan Serap Çil, gazetecilik kariyeri kadar Fatih Altaylı ile yaşadığı çalkantılı süreçle de uzun süre kamuoyunun gündeminde yer aldı. Özellikle 2011 yılında patlak veren dava süreci, şantaj ve şiddet iddialarıyla birlikte medya, siyaset ve yargı üçgeninde geniş yankı uyandırdı. Peki Serap Çil kim, Fatih Altaylı ile ilişkisi neydi ve bu olaylar neden hâlâ konuşuluyor?
Serap Çil’in gazetecilik kariyeri ve medya dünyasındaki yeri
Serap Çil, 1980’li yıllarda doğduğu tahmin edilen bir gazeteci ve moda yazarı olarak biliniyor. Medya kariyerine Cumhuriyet Gazetesi’nde stajyer olarak adım atan Çil, ilk dönemlerinde sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerini ve yerel organizasyonları takip etti. Gazetecilikteki bu mütevazı başlangıç, zamanla onu daha görünür mecralara taşıdı.
Daha sonra Habertürk bünyesinde “Moda Polisi” köşesinde yazılar kaleme alan Serap Çil, moda röportajları ve stil değerlendirmeleriyle dikkat çekti. Uzun süre sosyal medya hesaplarında kendisini “Moda Yazarı, Editör ve Moda Danışmanı” olarak tanımlayan Çil, özellikle magazin ve moda çevrelerinde bilinen bir isim haline geldi.
Fatih Altaylı ile ilişkisi nasıl gündeme geldi?
Serap Çil’in adının geniş kitleler tarafından duyulması, 2011 yılında Fatih Altaylı ile yaşadığı iddia edilen ilişki ve sonrasında açılan dava süreciyle oldu. O dönem Habertürk’ün en güçlü isimlerinden biri olan Altaylı, Serap Çil’in kendisine şantaj yaptığını öne sürerek savcılığa başvurdu.
Fatih Altaylı, Çil’e yaptığı bazı ödemelerin “haber ve iş ilişkisi” kapsamında olduğunu savundu. Ayrıca Serap Çil’in, “Elif Mertel” adıyla sahte bir kimlik kullanarak eşi Hande Altaylı’ya tehdit içerikli e-postalar gönderdiğini iddia etti. Bu iddialar, kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Serap Çil’in savunması ve dava süreci
Serap Çil ise Fatih Altaylı’nın iddialarını reddetti. Altaylı ile aralarında rızaya dayalı bir ilişki bulunduğunu öne süren Çil, aldığı hediyelerin ve maddi desteğin gönüllü olduğunu savundu. Kendisine yöneltilen şantaj suçlamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Çil, olayın tek taraflı anlatıldığını dile getirdi.
Mahkeme süreci sonunda Serap Çil, şantaj suçundan mahkûm edildi. Ancak Çil, bu kararın adil olmadığını savunarak yargılamayı yapan hâkim ve savcıların daha sonra FETÖ bağlantısı nedeniyle yargılandığını öne sürdü. Bu iddia, dava dosyasının yıllar sonra yeniden tartışılmasına neden oldu.
Golf sopası iddiası ve şiddet tartışmaları
Olayın en çok konuşulan boyutlarından biri de Serap Çil’in ortaya attığı şiddet iddiaları oldu. Çil, Fatih Altaylı’nın Habertürk binasında kendisine golf sopasıyla şiddet uygulanmasına göz yumduğunu, zorla tutanak imzalatıldığını ve bilgisayarına el konulduğunu iddia etti. Ayrıca evine baskın yapıldığını da ileri sürdü.
Bu iddialar, uzun süre kamuoyunda netliğe kavuşmadı. Yıllar sonra, 2024’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun Fatih Altaylı’ya gönderdiği sembolik “beyzbol sopası” sonrası Serap Çil yeniden gündeme geldi. Çil, o olayda kullanılan nesnenin beyzbol sopası değil, golf sopası olduğunu söyleyerek geçmişte yaşadıklarını tekrar hatırlattı.
Gözaltı süreci ve mesaj iddiaları
Serap Çil, gözaltına alındığı dönemde polisler tarafından Fatih Altaylı’ya tehdit mesajları gönderildiğini, ancak bu mesajların kendisine ait olmadığını savundu. Bu iddialar, soruşturma sürecinde tartışma konusu olurken, dosyanın karmaşıklığını daha da artırdı.
Serap Çil neden hâlâ konuşuluyor?
Serap Çil’in adı, yalnızca bir magazin figürü olarak değil; medya, güç ilişkileri ve yargı süreçleriyle iç içe geçmiş bir dava örneği olarak hafızalarda yer etti. Fatih Altaylı ile yaşanan süreç, Türkiye’de basın dünyasında güç dengeleri ve etik tartışmalar açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Aradan geçen yıllara rağmen Serap Çil ve Fatih Altaylı dosyası, zaman zaman yeniden gündeme gelerek kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.