Yıllardır moda dünyasının en kudretli ismi olarak bilinen ve Vogue’un mutfağında ipleri elinde tutan Küresel Editoryal Direktör Anna Wintour, radikal bir kararla bu kez objektifin önünde yer aldı. 30 yılı aşkın süredir derginin genel yayın yönetmenliği koltuğunda oturan Wintour, kariyerinde ilk kez Vogue kapağını süsleyerek moda tarihine not düştü. Ancak bu kapak karesini asıl unutulmaz kılan detay, yanındaki isimdi: Beyaz perdede Wintour’un "alter egosu" olarak kabul edilen Meryl Streep.
Efsane Geri Dönüyor: "Şeytan" Bu Kez Mayıs’ta Giyiniyor
2006 yılında vizyona giren ve moda dünyasının karanlık labirentlerini mizahi bir dille ele alan "Şeytan Marka Giyer" (The Devil Wears Prada), sinema tarihinin kült yapımları arasına girmişti. Anna Wintour’un eski asistanı Lauren Weisberger’in romanından uyarlanan filmdeki "acımasız" Miranda Priestly karakteri, yıllardır Wintour ile özdeşleştirilmişti. Serinin merakla beklenen ikinci filmi için geri sayım sürerken, 1 Mayıs’taki vizyon tarihi öncesi gelen bu kapak, "devlerin buluşması" olarak yorumlandı.
"Onur Verici Ama Uzak": Wintour’dan Miranda Priestly İtirafı
Derginin yeni sayısı için hazırlanan özel röportajda soruları, son dönemin başarılı yönetmeni Greta Gerwig yöneltti. Wintour, yıllardır üzerine yapışan Miranda Priestly karakteri hakkında ilk kez bu kadar net konuştu. Karakterin kendi kişiliğinden oldukça uzak olduğunu savunan moda ikonu, buna rağmen Meryl Streep gibi bir efsane tarafından sinemada temsil edilmenin kendisi için büyük bir "onur" olduğunu dile getirdi.
Eski Asistanın Kaleminden Küresel Fenomene
Haberin kökeninde yatan hikaye ise hala güncelliğini koruyor. Lauren Weisberger, Wintour’un asistanlığını yaptığı dönemdeki gözlemlerini bir romana dökmüş ve bu eser dünya çapında bir fenomene dönüşmüştü. Şimdi gözler, hem bu tarihi kapak karesinin yaratacağı etkiye hem de 1 Mayıs’ta izleyiciyle buluşacak olan ikinci filmdeki yeni moda savaşlarına çevrildi.
