Türkiye'nin yakın eğlence tarihinde kendine has tarzıyla derin bir iz bırakan, efsanevi Maksim Gazinosu’nda gerçekleştirdiği oryantal dans performanslarıyla hafızalara kazınan Sibel Gökçe, uzun süren sahne sessizliğini bozuyor. Dans kariyerinin ardından adım attığı oyunculuk ve yazarlık kulvarlarında da adından sıkça söz ettiren ünlü sanatçı, bu kez bambaşka bir konseptle geri dönüyor. Sanatçının kanto müziğini ve tiyatral şovları harmanladığı yeni projesi, duyurulduğu ilk andan itibaren geniş bir hayran kitlesi tarafından büyük bir heyecanla karşılandı.
Geleneksel kantolar, Türk sahne sanatları tarihinde Tanzimat Dönemi sonrasında tuluat tiyatrolarında doğmuş, azınlık aktrisler tarafından popülerleştirilmiş ve zamanla İstanbul eğlence kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Kadın sanatçıların canlı orkestra eşliğinde hem şarkı söyleyip hem de dönemin toplumsal figürlerini hicvederek dans ettiği bu çok boyutlu sanat dalı, Cumhuriyet döneminde de Nurhan Damcıoğlu gibi sembol isimlerle yaşatılmıştır. Sibel Gökçe’nin bu tarihi mirası modern bir vizyonla yeniden sahneye taşıyacak olması, tiyatro ve müzik otoriteleri tarafından kültürel bir arayış olarak değerlendiriliyor.
Dönemin kalıplarını yıkan rock'n roll oryantal tarzı
1980’lerin sonu ve 1990’ların başında sahne aldığı gazino programlarında alışılmışın dışındaki tarzıyla devrim yaratan Sibel Gökçe, o dönem birçok oryantal dansçıdan farklı bir duruş sergilemişti. Dünyaca ünlü rock grubu Led Zeppelin’in kült şarkıları eşliğinde oryantal dans yaparak doğu ve batı sentezini radikal bir biçimde sahneye taşıyan sanatçı, rock’n roll yaşam tarzı ve marjinal sahne aurasıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Sıra dışı performanslarıyla döneminin katı eğlence kalıplarını yıkan Gökçe, geniş bir hayran kitlesine ulaşmayı başarmıştı.
Yeni repertuvar ve tiyatral şov yolda
Yıllar sonra başlayacak olan bu yeni buluşmada Sibel Gökçe, kanto projesi için hazırladığı özel repertuvarı ve iddialı sahne kostümleriyle izleyicilerine nostaljik olduğu kadar yenilikçi bir seyir zevki sunmayı hedefliyor. Sahne şovunun koreografileri ve müzik düzenlemeleri üzerinde titizlikle çalışan deneyimli sanatçının, geçmişteki sahne otoritesini kantonun dinamik yapısıyla birleştirerek yine çok konuşulacak bir performansa imza atması bekleniyor. Projenin prömiyer tarihi ve sahneleneceği mekanların önümüzdeki günlerde netleşerek sanatseverlerle paylaşılması planlanıyor.