Soner Olgun’un pankreas kanseriyle mücadelesi sürerken eski eşi Özlem Koldaş’ın gündeme getirdiği doktor ihmali iddiası dikkat çekti. Koldaş, Olgun’un hastalık teşhisinden yaklaşık 1,5 yıl önce ağız kuruluğu, aşırı susama, sık idrara çıkma ve halsizlik gibi şikâyetler yaşadığını, yapılan tetkiklerin ardından diyabet tanısı konulduğunu söyledi. Aradan geçen sürenin ardından sarılık, halsizlik, iştahsızlık ve mide bulantısı şikâyetlerinin ortaya çıktığını belirten Koldaş, kontrollerde pankreasta kitle tespit edildiğini aktardı. Peki Soner Olgun’un hastalık sürecinde neler yaşandı, diyabet tanısı sonrasında pankreasın daha ayrıntılı incelenmesi mümkün müydü ve Özlem Koldaş doktor ihmali iddiasıyla ne söyledi?
Soner Olgun’un hastalığı ne, pankreas kanseri teşhisi ne zaman konuldu?
Soner Olgun’un pankreas kanseriyle mücadelesi devam ederken eski eşi Özlem Koldaş, hastalığın teşhis sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Koldaş’ın aktardığı bilgilere göre Olgun, hastalığının teşhisinden yaklaşık bir buçuk yıl önce bazı sağlık şikâyetleri yaşamaya başladı.
Bu dönemde ağız kuruluğu, aşırı susama, sık idrara çıkma ve halsizlik şikâyetlerinin görüldüğü belirtildi. Yapılan tetkiklerin ardından Olgun’a diyabet tanısı konuldu.
Yaklaşık 1,5 yıl sonra ise sağlık tablosunda yeni belirtiler ortaya çıktı. Olgun’da sarılık, halsizlik, iştahsızlık ve mide bulantısı görüldü. Gerçekleştirilen kontroller sırasında pankreasta kitle tespit edildi.
Koldaş, geriye dönüp bakıldığında ilk dönemde ortaya çıkan ağır diyabet tablosunun pankreas yönünden daha kapsamlı şekilde araştırılıp araştırılmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Özlem Koldaş neden doktor ihmali iddiasını gündeme getirdi?
Özlem Koldaş, Soner Olgun’un hastalık sürecinde daha erken teşhis ihtimalinin bulunup bulunmadığını araştırmak istediğini belirtti. Koldaş’ın açıklamalarındaki temel soru, Olgun’a diyabet tanısı konulduğu dönemde pankreas açısından daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı oldu.
Koldaş, “Daha erken teşhis konulabilir miydi?” sorusunun yanıtını aradığını ifade etti. Bu kapsamda elinde bulunan tahlil ve raporları uzmanlara sunacağını söyledi.
Eski eşinin açıklamalarında, hastalığın teşhis sürecinde görev alan dönemin doktoru Prof. Dr. S.Ç. hakkında da ihmale ilişkin suçlama yer aldı. Ancak söz konusu ifadeler Koldaş’ın iddiaları olarak aktarılırken, mevcut bilgiler içerisinde doktorun konuya ilişkin savunmasına veya resmi bir tıbbi inceleme sonucuna yer verilmedi.
Diyabet tanısı ile pankreastaki kitle arasında nasıl bir ilişki kuruldu?
Koldaş’ın gündeme getirdiği iddianın merkezinde, Soner Olgun’a pankreastaki kitlenin tespit edilmesinden yaklaşık 1,5 yıl önce diyabet tanısı konulmuş olması bulunuyor.
Olgun’un o dönemde ağız kuruluğu, aşırı susama, sık idrara çıkma ve halsizlik yaşadığı, yapılan tetkiklerin ardından diyabet tanısı aldığı belirtildi. Daha sonra sarılık, mide bulantısı ve iştahsızlık gibi farklı şikâyetlerin ortaya çıkması üzerine gerçekleştirilen kontrollerde pankreasta kitle tespit edildi.
Koldaş, ilk dönemdeki sağlık tablosunun pankreas açısından daha ayrıntılı değerlendirilip değerlendirilmediğinin araştırılması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle elindeki tahlil ve raporları uzmanlara göstererek teşhis sürecine ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını istiyor.
Burada dikkat çeken nokta ise Koldaş’ın açıklamalarının bir doktor ihmali iddiası niteliğinde olması. Paylaşılan kaynakta, bu iddianın tıbbi veya hukuki makamlar tarafından kesinleştiğini gösteren bir karar ya da rapor bulunmuyor.
Özlem Koldaş “Daha erken teşhis konulabilir miydi?” sorusuna neden yanıt arıyor?
Özlem Koldaş’ın açıklamalarında öne çıkan soru, pankreas kanseri teşhisinin daha erken konulmasının mümkün olup olmadığı oldu.
Koldaş, Soner Olgun’un hastalığından önce yaşadığı belirtiler ile daha sonraki süreçte pankreasta kitle tespit edilmesi arasındaki dönemin uzmanlar tarafından değerlendirilmesini istediğini belirtti.
Bu amaçla geçmiş döneme ait tahlil ve raporları uzmanlara sunacağını söyleyen Koldaş, teşhis sürecinin geriye dönük olarak incelenmesini talep etti.
Özellikle diyabet tanısının konulduğu dönemdeki tetkiklerin ve sağlık bulgularının yeniden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusu, Koldaş’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Soner Olgun’un sağlık durumuyla ilgili hangi iddialar gündemde?
Soner Olgun’un pankreas kanseriyle mücadelesi sürerken gündeme gelen açıklamalar, hastalığın teşhis sürecine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Özlem Koldaş, ilk belirtiler ile pankreastaki kitlenin tespit edilmesi arasında yaklaşık 1,5 yıllık bir süreç bulunduğunu belirterek bu dönemin uzmanlar tarafından incelenmesini istedi.
Koldaş’ın gündeme getirdiği doktor ihmali iddiasının kesinleşmiş bir tıbbi veya hukuki sonuç olmadığı da önem taşıyor. Mevcut açıklamalara göre Koldaş, elindeki tahlil ve raporları uzmanlara sunarak “daha erken teşhis mümkün müydü?” sorusuna yanıt arayacak.