Tarihçi ve akademisyen Ahmet Şimşirgil, sahneye yönelik en sert eleştiriyi yapan isim oldu. Şimşirgil, dizide resmedilen harem hayatının tamamen hayal ürünü olduğunu ve tarihi değerleri zedelediğini belirtti. Ayrıca saray geleneklerinin hiçe sayıldığını vurgulayarak, sahnedeki tasvirin tarihi gerçeklik ile uyumsuz olduğunu ifade etti.
Harem ve Protokol Kuralları
Şimşirgil, harem ağalarının padişah ve eşinin yanında gösterilmesini eleştirerek, saraydaki protokol kurallarına uygun olmadığını belirtti. Tarihçi, sahnedeki görüntüleri “rezalet” ve “kepazelik” olarak nitelendirdi. Harem ağalarının yetkileri ve sınırları ile ilgili tarihsel düzenlemeler dikkate alınmadan yapılan sahnelerin, dizinin tarihsel doğruluk açısından eleştirilmesine yol açtığı kaydedildi.

Dizinin Hikaye Gelişimi
Tartışmalı sahnenin ardından dizinin son bölümünde, Sultan Mehmed sınırları aşacak büyük bir seferin hazırlıklarını sürdürdü. Mahmud Paşa’nın divana dönüşü saraydaki dengeleri etkilerken, Ragusa Prensesi Rose ile yapılan siyasi evlilik hanedan içindeki gerilimi artırdı. Bu gelişmeler, dizinin genel hikaye akışında önemli bir dönemeç olarak kaydedildi.