33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Macit Koper ve Aydın Sayman ile birlikte Orhan Kemal anısına verilen Emek Ödülü’nü almaya hazırlanan usta oyuncu Suna Selen, kariyerini ve yaşamını anlattı.
Sanat hayatına Metin Erksan’ın yönettiği 1960 yapımı “Gecelerin Ötesi” filmiyle adım atan Selen, ilk başlarda sinemayı küçümsediğini belirterek Erksan'ın kendilerine sinemayı öğreten muhteşem bir yönetmen olduğunu ifade etti. Hayattaki tek amacının oynamak olduğunu vurgulayan sanatçı, "Benim bütün derdim, kavgam rolle. Neyi eksik yaptım, neyi yanlış yaptım. Sadece rollerle kavga ettim" dedi.
Kazanılan ödüllerin sanatsal değerinin ötesinde maddi ve manevi anlamlar taşıdığına dikkat çeken usta oyuncu, kariyerindeki ilk ödülü olan İlhan İskender Ödülü'nü oğluna süt alabilmek için sattığını dile getirdi.
Eşinin kanser tedavisi gördüğü dönemde büyük sıkıntılar yaşadığını aktaran Selen, "Oğlum için süt almamız lazımdı fakat çok pahalıydı. Yanımda buna yetecek para yoktu. Yıldırım Önal'ın ödülünü sattığını duymuştum, ben de satarım dedim. Şimdi o sütün kutusunu ödül niyetine saklıyorum" sözleriyle yaşadığı zorlukları paylaştı.
Üç kez evlenmesine rağmen hiçbir zaman gelinlik giymediğini ve bunu "hediye paketi gibi" gördüğü için reddettiğini belirten Suna Selen, hayatı boyunca yaşadığı tüm zorluklara rağmen yoluna devam ettiğini söyledi.
Gençlik yıllarında yaşadığı öfkeyi kendine yönelttiğini ifade eden sanatçı, yer aldığı projeler ve unutulmaz karakterlerle Türk sineması ile tiyatrosundaki yerini koruyor. Suna Selen'in açıklamalarının tamamı Milliyet Sanat’ın eylül sayısında yer alıyor.