Yeşilçam’ın unutulmaz yıldızlarından Suzan Avcı, yalnızca canlandırdığı “kötü kadın” rolleriyle değil, çalkantılı özel hayatıyla da yıllarca gündemde kaldı. Sarı saçları, kendine has tarzı ve güçlü oyunculuğuyla bir döneme damga vuran Avcı’nın yaşam öyküsü, aradan geçen yıllara rağmen merak edilmeye devam ediyor. Özellikle “Suzan Avcı kiminle evli?” ve “Suzan Avcı oğlu Mete’ye ne oldu?” soruları, sanatçının hayatını araştıranların en çok yönelttiği başlıklar arasında yer alıyor. İşte Yeşilçam’ın efsane ismi Suzan Avcı’nın evlilikleri ve ailesine dair bilinenler.
Suzan Avcı kiminle evli?
Suzan Avcı, henüz 15 yaşındayken evlenmeye karar verdi. O dönem başkasıyla nişanlı olan Alp Akşiray ile tanıştıktan sonra hayatının yönü değişti. Akşiray, Suzan Avcı’ya gönlünü kaptırarak nişanını bozdu ve ikili evlilik kararı aldı.
Yaşı küçük olduğu için resmi nikâh işlemlerinde sorun yaşayan Avcı, mahkemeye başvurarak yaşını üç yaş büyüttü ve 18 yaşında gösterildi. 1952 yılına girerken yılbaşı günü Alp Akşiray ile nikâh masasına oturdu. Evliliğin ardından İzmir’e yerleşen çiftin birlikteliği, aile içindeki sorunlar nedeniyle uzun sürmedi. Akşiray’ın ailesi, Suzan Avcı’yı “yuva yıkan kadın” olarak görmüş ve hiçbir zaman benimsememişti.
Bu evlilikten 1955 yılında oğlu Mete Akşiray dünyaya geldi. Ancak çift, 1959 yılında boşanma kararı aldı. Boşanmanın ardından Suzan Avcı İstanbul’a dönerek oyunculuk kariyerine yeniden ağırlık verdi.
Ünlü oyuncu, 1960 yılında ikinci evliliğini yapımcı Hüseyin Cendere ile gerçekleştirdi. Fakat bu evlilik de uzun ömürlü olmadı. Suzan Avcı’nın üçüncü ve en bilinen evliliği ise 1970 yılında Turist Ömer filminin senaristi Erdoğan Tünaş ile oldu. İkili, 1966 yılında bir film setinde tanışmış, yıllar sonra evlilik kararı almıştı.
Suzan Avcı ve Erdoğan Tünaş’ın evliliğinden 1971 yılında kızları Binnaz Avcı dünyaya geldi. Bu evlilik, Avcı’nın hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olarak gösterildi.
Suzan Avcı’nın evlilikleri ve aile hayatı
Suzan Avcı’nın özel yaşamı, Yeşilçam döneminde magazin basınının en çok takip ettiği konular arasında yer aldı. Hem genç yaşta yaptığı ilk evlilik hem de sinema dünyasından isimlerle olan birliktelikleri sık sık manşetlere taşındı.
İlk evliliğinden olan oğlu Mete Akşiray ile üçüncü evliliğinden olan kızı Binnaz Avcı arasında 16 yaş fark bulunuyordu. Mete ve Binnaz’ın kardeşlik ilişkisi ise oldukça güçlüydü. Mete’nin, kız kardeşinin üzerine titrediği ve ona karşı son derece koruyucu olduğu biliniyordu.
Suzan Avcı, yoğun sinema temposuna rağmen çocuklarına bağlı bir anne olarak tanındı. Kariyerinin en parlak dönemlerinde bile aile yaşamını ihmal etmemeye çalıştı.
Suzan Avcı oğlu Mete’ye ne oldu?
“Suzan Avcı oğlu Mete’ye ne oldu?” sorusu, sanatçının hayatındaki en büyük acılardan birine işaret ediyor. Mete Akşiray, annesi gibi oyunculuk yolunu seçmedi. Eğitimini turizm alanında tamamladı ve mezuniyetin ardından Almanya’ya yerleşti.
Mete, sevdiği Alman bir kadın olan Eva ile evlenerek Almanya’da yeni bir hayat kurdu. Ancak 1997 yılında acı bir olay yaşandı. 40 yaşındaki Mete Akşiray, Almanya’daki bir alışveriş merkezinde aniden beyin kanaması geçirdi.
Yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen Mete kurtarılamadı. Oğlunun ölüm haberi, Suzan Avcı’yı derinden sarstı. Bu kaybın ardından ünlü oyuncunun uzun süre kimseyle görüşmediği, yaklaşık dört yıl boyunca içine kapandığı biliniyor.
Yakın çevresinin desteğiyle yeniden hayata tutunan Suzan Avcı, yaşadığı bu büyük acıyı her fırsatta hayatının en zor dönemi olarak tanımladı.
Yeşilçam’ın “kötü kadını” Suzan Avcı’nın hayatı
Suzan Avcı, Yeşilçam sinemasında genellikle “vamp” ve kötü kadın rollerini canlandırdı. Siyah beyaz filmlerden renkli sinema dönemine kadar birçok yapımda rol aldı. Kendine özgü duruşu ve güçlü mimikleriyle Türk sinemasında ayrı bir yere sahip oldu.
Kariyeri boyunca sayısız filmde rol alan Avcı, hem oyunculuğuyla hem de özel hayatıyla konuşuldu. Dönemin magazin basınında sık sık yer alan sanatçı, inişli çıkışlı yaşamına rağmen Yeşilçam’ın unutulmaz isimleri arasında gösterilmeye devam ediyor.
Oğlu Mete’nin vefatı, Suzan Avcı’nın hayatında derin bir iz bıraksa da, sanat dünyasındaki yerini ve hatırasını silmedi. Yeşilçam’a damga vuran rolleri ve çalkantılı özel hayatıyla Suzan Avcı, Türk sinemasının hafızasında yaşamayı sürdürüyor.