Ajda Pekkan’ın vokalisti olarak tanınan Tuğba Tufantepe, bu kez sahne performansıyla değil, maruz kaldığı dijital taciz olayıyla gündemde. Sosyal medya üzerinden gönderilen ısrarlı mesajlar ve uygunsuz içerikler sonrası yargıya başvuran Tufantepe’nin şikâyeti, beklenmedik bir şekilde İstanbul’daki bir huzurevine uzandı. Soruşturma dosyasında yer alan bulgular, dijital taciz suçlarının ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Kamuoyunun merak ettiği “Tuğba Tufantepe’ye taciz mesajlarını kim gönderdi, olay nasıl ortaya çıktı?” sorularının yanıtları netleşmeye başladı.
Tuğba Tufantepe’ye taciz mesajları nasıl ortaya çıktı?
Tuğba Tufantepe, bir süredir sosyal medya hesapları üzerinden rahatsız edici mesajlar aldığını belirterek savcılığa başvurdu. Mesaj içeriklerinde ısrarcı ve samimi bir dil kullanıldığı, “Aşkım” ve “bebeğim” gibi ifadelerin tekrarlandığı tespit edildi. Bununla birlikte bazı mesajlara uygunsuz görsellerin de eklendiği, tacizin süreklilik arz ettiği belirtildi.
Şikâyet dilekçesinde, mesajların psikolojik baskı oluşturduğu ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği vurgulandı. Savcılık, başvurunun ardından dijital izlerin takibi için emniyet birimlerini görevlendirdi. Yapılan teknik incelemeler, mesajların tek bir hesaptan sistematik biçimde gönderildiğini ortaya koydu.
Taciz davası neden huzurevine uzandı?
Yürütülen soruşturma kapsamında mesajların kaynağına ilişkin IP adresleri ve dijital veriler incelendi. İncelemeler sonucunda, taciz mesajlarını gönderen kişinin İstanbul’da bulunan bir huzurevinde kalan 66 yaşındaki Özkan B. olduğu belirlendi. Bu gelişme, dosyanın kamuoyunda daha da dikkat çekmesine neden oldu.
Yetkililer, şüphelinin kullandığı dijital cihazların huzurevi sınırları içerisinde aktif olduğunu ve mesajların büyük bölümünün buradan gönderildiğini tespit etti. Böylece, Tuğba Tufantepe’ye yönelik dijital taciz olayının bir huzureviyle bağlantılı olduğu kesinleşti. Soruşturma sürecinde huzurevi yönetiminin de bilgilendirildiği öğrenildi.
Şüpheli Özkan B.’nin savunması ne oldu?
Gözaltına alınan Özkan B., ifadesinde mesajları gönderdiğini kabul etti. Ancak savunmasının devamında, gönderildiği iddia edilen bazı videoların kendisine ait olmayabileceğini ileri sürdü. Şüpheli, huzurevinde çok sayıda kişinin aynı alanları ve internet bağlantılarını kullandığını, bu nedenle bazı içeriklerin başkaları tarafından gönderilmiş olabileceğini iddia etti.
Savcılık, bu savunmayı yeterli bulmadı. Dijital cihazlar üzerinde yapılan detaylı incelemede, mesajların büyük kısmının aynı kullanıcı alışkanlıklarıyla ve aynı cihaz üzerinden gönderildiği yönünde güçlü bulgular elde edildi. Bu tespitler doğrultusunda Özkan B. hakkında “cinsel taciz” suçlamasıyla kamu davası açıldı.
Tuğba Tufantepe’nin ifadesinde neler yer aldı?
Ajda Pekkan’ın vokalisti olarak uzun yıllardır sahne alan ve Tarık Sezer Orkestrası’nda da solistlik yapan Tuğba Tufantepe, ifadesinde Dubai’de yaşadığını ve taciz mesajlarının uzun süredir devam ettiğini belirtti. Mesajların sıklığının arttığını, engelleme ve görmezden gelme yöntemlerinin sonuç vermediğini ifade etti.
Tufantepe, yaşadığı durumun yalnızca kendisini değil, mesleki itibarını ve psikolojik sağlığını da olumsuz etkilediğini vurguladı. Hukuki sürecin, benzer dijital taciz olaylarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu belirten Tufantepe, adaletin sağlanmasını talep etti.
Hukuki süreçte hangi aşamaya gelindi?
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelinin eylemlerinin “ısrarlı takip ve cinsel taciz” kapsamında değerlendirildiği kaydedildi. Dosya, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Özkan B. hakkında 2 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Hukukçular, dijital ortamda işlenen taciz suçlarının, failin yaşı ve bulunduğu sosyal çevreden bağımsız olarak cezai sorumluluk doğurduğuna dikkat çekiyor. Özellikle sosyal medya üzerinden gönderilen mesajların süreklilik göstermesi, suçun niteliğini ağırlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
Dijital taciz olayları neden artıyor?
Uzmanlara göre, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte dijital taciz vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Tanınmış isimlerin daha görünür olması, bu tür saldırılara daha açık hale gelmelerine yol açıyor. Tuğba Tufantepe’ye yönelik taciz davası, dijital güvenlik ve bireysel hakların korunması konusunu yeniden gündeme taşıdı.