Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Slovenya temsilcisi Maribor’da yaşanan teknik direktör değişikliği, Türk futbol kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Genç yaşına rağmen Avrupa’da edindiği tecrübeyle dikkat çeken Tuğberk Tanrıvermiş’in görevine son verilmesi, “neden kovuldu?” sorusunu beraberinde getirdi. Maribor’daki sonuçlar, yönetimle yaşanan görüş ayrılıkları ve kısa vadeli beklentiler ayrılığın merkezinde yer aldı. Peki Tuğberk Tanrıvermiş kimdir, Acun Ilıcalı’nın Maribor’daki teknik direktörü neden gönderildi?
Tuğberk Tanrıvermiş kimdir? Genç teknik adamın hayatı ve eğitimi
Tuğberk Tanrıvermiş, 3 Ekim 1989 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Futbolla erken yaşta ilgilenmeye başlayan Tanrıvermiş, eğitim hayatını da sporla paralel şekilde sürdürdü. Avusturya’daki Sankt Georg Lisesi’nden mezun olan Tanrıvermiş, ardından Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünü tamamladı. Akademik altyapısı ve çok dilli yapısıyla öne çıkan genç teknik adam; İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyanca biliyor.
Bu donanım, Tanrıvermiş’in kariyerinde yurt dışı bağlantılarını güçlendiren önemli unsurlardan biri oldu. Özellikle Avrupa kulüplerinde görev almasını kolaylaştıran bu özellikleri, onu yaşıtlarından ayıran faktörler arasında gösteriliyor.
Tuğberk Tanrıvermiş’in kariyeri nasıl başladı?
Tuğberk Tanrıvermiş’in teknik adamlık yolculuğu 2011 yılında Galatasaray’da stajyer antrenör olarak başladı. Analiz ve saha çalışmalarıyla kısa sürede dikkat çeken Tanrıvermiş, burada edindiği deneyimle farklı kulüplerde görev alma fırsatı buldu. Denizlispor ve Kayseri Erciyesspor’da çeşitli pozisyonlarda çalışan Tanrıvermiş, özellikle analizci kimliğiyle ön plana çıktı.
2014-2018 yılları arasında yeniden Galatasaray bünyesine dönen Tanrıvermiş, bu dönemde yardımcı antrenörlük ve analiz görevlerini üstlendi. Galatasaray’da çalıştığı süreçte Cesare Prandelli, Igor Tudor ve Fatih Terim gibi önemli teknik direktörlerle aynı ekipte yer aldı. 2017-2018 sezonunda kazanılan Süper Lig şampiyonluğunda teknik ekibin bir parçası olarak katkı sağladı.
Avrupa deneyimi ve Maribor’a giden yol
Galatasaray sonrası kariyerini yurt dışında sürdürme kararı alan Tuğberk Tanrıvermiş, Avusturya’da elde ettiği başarılı sonuçlarla adından söz ettirdi. Disiplinli çalışma anlayışı, modern futbol yaklaşımı ve genç oyuncularla kurduğu iletişim, Avrupa kulüplerinin dikkatini çekti.
Bu süreçte Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Maribor’un radarına giren Tanrıvermiş, Slovenya temsilcisinin teknik direktörlük görevine getirildi. Maribor yönetimi, genç teknik adamla uzun vadeli bir proje hedeflediklerini açıklarken, Tanrıvermiş de kulübü yeniden zirve yarışına sokmayı amaçladığını dile getirdi.
Acun Ilıcalı’nın Maribor’unda kriz nasıl başladı?
Tuğberk Tanrıvermiş’in Maribor’daki görevi, beklentilerin yüksek olduğu bir dönemde başladı. Ancak ligde alınan sonuçlar, kulübün hedeflediği seviyenin gerisinde kaldı. Maribor’un hem ligde hem de genel oyun performansında istenen çıkışı yakalayamaması, yönetim üzerinde baskı oluşturdu.
Acun Ilıcalı cephesinde ise aynı dönemde Hull City’nin İngiltere Championship’te yaşadığı zorlu süreç dikkat çekti. İki kulüpte de beklenen sportif başarıların gelmemesi, Maribor’daki teknik yapılanmanın sorgulanmasına neden oldu.
Tuğberk Tanrıvermiş neden kovuldu? Ayrılığın perde arkası
Tuğberk Tanrıvermiş’in Maribor’dan gönderilmesinin temel nedenleri arasında kısa vadeli sonuç baskısı öne çıktı. Kulüp yönetimi, ligde daha hızlı bir toparlanma beklerken, Tanrıvermiş uzun vadeli bir yapılanma üzerinde ısrarcı oldu. Bu durum, taraflar arasında fikir ayrılıklarının derinleşmesine yol açtı.
Maribor yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Tanrıvermiş’e teşekkür edilirken, “ortak projeye kattığı enerji” vurgulandı. Ancak kulislerde, genç teknik adama yeterli sürenin tanınmadığı ve sabırsız davranıldığı yorumları yapıldı.
Tanrıvermiş’ten ayrılık sonrası dikkat çeken açıklama
Görevden alınmasının ardından açıklamalarda bulunan Tuğberk Tanrıvermiş, projeye olan inancını dile getirirken, kendisine yeterli zaman verilmediğini ifade etti. Tanrıvermiş’in bu sözleri, Maribor’daki ayrılığın yalnızca sportif sonuçlarla sınırlı olmadığını, yönetim anlayışıyla ilgili görüş ayrılıklarının da etkili olduğunu gösterdi.
Genç teknik adamın kariyerine hangi kulüpte devam edeceği merak edilirken, Avrupa’daki deneyimi ve Galatasaray geçmişi nedeniyle yeniden yurt dışı odaklı bir tercih yapabileceği konuşuluyor.