Tedavi sürecinde yaşadığı kırılma anlarına değinen Pekkan, özellikle saçlarının döküldüğü anın kendisi için zorlayıcı olduğunu belirtti. Konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Ben de sallandım, ciddi sallanmalar geçirdim. Bu kadar her şeyi kabullenen, ‘tamam, bunlar da olacak’ diyen ben bir gecede ilk saçım döküldüğü zaman şok oldum. Panik halindeydim, ‘saç getirin bana’ dedim. Ne kadar bilgi sahibi olursan ol, şoklar yaşıyorsun.”
Fiziksel değişimlerin psikolojik etkisine dikkat çeken Pekkan, bu sürecin beklenenden farklı duygulara yol açabildiğini ifade etti.
Yorgunluk ve Sürece Saygı
Tedavi sürecinde yaşadığı fiziksel değişimlere de değinen sanatçı, özellikle yorgunlukla mücadele ettiğini söyledi. Günlük yaşam temposunda değişiklikler yaşadığını belirten Pekkan, şunları kaydetti:
“Yorgunluk mesela… 4-5 ay öncesine nazaran daha çabuk yoruluyorum. Bazen zorlayayım diyorum ama zorlayamıyorum. İnsanın hastalığın sürecine saygı duyması lazım.”
Pekkan, hastalığın hem fiziksel hem de psikolojik yönleri olduğunu ve bu sürecin kendi ritmine göre ilerlediğini dile getirdi.
Psikolojik Destek Süreci
Hastalığını ilk öğrendiğinde kendisine psikolojik destek önerildiğini belirten Pekkan, bu süreçte yaşadıklarını da paylaştı. Psiko-onkolog ile yaptığı görüşmelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kendisiyle çok ahbaplık ettik, çok eğlendik. Kafamı bu mevzuda doğru yönlendirdiğim için ‘Semiramis Hanım sizin ihtiyacınız yok bana’ dedi. Ben bir şeyi kötü ya da iyi geldiği zaman kabul ediyorum ve oradan yola çıkıyorum.”
Sanatçı, süreci kendi bakış açısıyla değerlendirdiğini ve kabulleniş yaklaşımının kendisine yardımcı olduğunu ifade etti.
Aile ve Yakın Çevrenin Desteği
Pekkan, tedavi sürecinde en büyük desteği ailesinden ve yakın çevresinden gördüğünü belirtti. Özellikle ablası Ajda Pekkan’ın desteğinin kendisi için önemli olduğunu vurguladı.
“Benim çok büyük bir ailem yok, tek ablam var. Tabii ki onu çok yanımda hissettim. Dostlarım çok iyi destek verdiler ama 3-4 kişi o kadar. Zaten o dönem daha fazlasını istemiyorsun. Çünkü etraf bazen çok yorucu olabiliyor. ‘Ah bu gitti’ gibi bakanlar oldu. Onlarla göz kontağına bile girmedim çünkü ben öyle hissetmiyorum.”
Semiramis Pekkan, tedavi sürecine ilişkin deneyimlerini sakin bir dille aktarırken, hem fiziksel hem de psikolojik yönleriyle yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştı.