İstanbul Boğazı’nın simge yapılarından 130 yıllık Zeki Paşa Yalısı yeniden satışa çıkarıldı. Milyarlarca liralık değeriyle Türkiye’nin en pahalı gayrimenkulleri arasında gösterilen tarihi yalı, bu kez hissedarlarıyla birlikte gündemde. Satış haberiyle birlikte Baştımar Ailesi ve özellikle Meliha Baştımar’ın kim olduğu ve servetinin ne kadar olduğu soruları kamuoyunda yoğun şekilde araştırılmaya başladı.
Zeki Paşa Yalısı yeniden satışta: 130 yıllık tarihi mirasın değeri ne kadar?
İstanbul Boğazı’nın en stratejik noktalarından birinde konumlanan Zeki Paşa Yalısı, 130 yıllık geçmişiyle yalnızca bir konut değil, aynı zamanda tarihi bir miras niteliği taşıyor. Osmanlı döneminden günümüze uzanan hikâyesiyle dikkat çeken yapı, 23 geniş odası ve görkemli mimarisiyle Boğaz siluetinin en özel parçalarından biri olarak kabul ediliyor.
Gayrimenkul çevrelerinde uzun süredir “zirve değer” olarak anılan yalı için telaffuz edilen rakamların milyarlarca Türk Lirası seviyesinde olduğu belirtiliyor. Kesin satış bedeline ilişkin resmi bir açıklama yapılmasa da, Zeki Paşa Yalısı’nın Türkiye’nin en yüksek değerli konutları arasında yer aldığı vurgulanıyor.
Yalının yeniden satış sürecine girmesi, hem emlak piyasasında hem de iş dünyasında geniş yankı uyandırdı. Özellikle yapının hissedarları arasında yer alan Baştımar Ailesi’nin adı bir kez daha gündemin üst sıralarına taşındı.
Meliha Baştımar kimdir? Baştımar Ailesi’nin Boğaz’daki mirasçısı
Zeki Paşa Yalısı’nın hissedarları arasında ismi öne çıkan Meliha Baştımar, kökleri Trabzon’un Sürmene ilçesine uzanan köklü Baştımar Ailesi’nin önemli temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Aile, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet dönemine uzanan süreçte siyaset, ticaret ve entelektüel alanlarda adından söz ettirmiş saygın soyadları arasında gösteriliyor.
Boğaz’daki tarihi yalının korunması ve bugüne kadar muhafaza edilmesinde ailenin kritik rol üstlendiği ifade ediliyor. Meliha Baştımar ise kamuoyunda en çok anılan mirasçılar arasında yer alıyor. Ancak mülkiyetin tek bir kişiye ait olmadığı, hukuken paylı bir miras yapısının söz konusu olduğu özellikle belirtiliyor.
Medya önünde görünmeyi tercih etmeyen Meliha Baştımar, özel yaşamını gözlerden uzak sürdürüyor. Bu nedenle kendisi hakkında kamuya açık ayrıntılı biyografik bilgi oldukça sınırlı. Yine de Zeki Paşa Yalısı’nın satışa çıkmasıyla birlikte “Meliha Baştımar kimdir?” sorusu arama motorlarında üst sıralara yükselmiş durumda.
Meliha Baştımar’ın serveti ne kadar? Zeki Paşa Yalısı servet tartışmalarını nasıl etkiledi?
Satış sürecinin başlamasıyla birlikte en çok merak edilen konulardan biri de “Meliha Baştımar’ın serveti ne kadar?” sorusu oldu. Ancak kişisel iş hayatı ve mal varlığına ilişkin net ve doğrulanmış bir veri bulunmuyor. Ailenin finansal gücüne dair kamuya açık resmi rakamlar paylaşılmış değil.
Buna karşın Baştımar Ailesi’nin serveti, büyük ölçüde sahip oldukları tarihi gayrimenkuller ve özellikle Zeki Paşa Yalısı’nın maddi değeri üzerinden anılıyor. Boğaz hattında konumlanan ve sınırlı sayıda bulunan bu tür yalıların değeri, yalnızca metrekare hesabıyla değil, tarihi ve sembolik anlamıyla da ölçülüyor.
Uzmanlara göre İstanbul Boğazı’ndaki nadide yapıların değeri her geçen yıl daha da artıyor. Bu durum, hissedarlar arasında yer alan isimlerin de kamuoyunda “yüksek servet sahibi” olarak algılanmasına yol açıyor. Meliha Baştımar da bu çerçevede, ailenin ekonomik ve tarihi mirasının sembolik temsilcilerinden biri olarak görülüyor.
İstanbul Boğazı’nda tarihi yalılar neden bu kadar değerli?
Zeki Paşa Yalısı’nın yeniden satışa sunulması, İstanbul Boğazı’ndaki tarihi yalıların neden bu denli yüksek bedellerle anıldığını da yeniden gündeme taşıdı. Boğaz hattında yeni yapılaşmanın neredeyse imkânsız hale gelmesi, mevcut tarihi yapıların değerini katlayan en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Ayrıca bu tür yapılar yalnızca birer konut değil; kültürel miras, prestij ve tarih anlamı taşıyor. 130 yıllık bir geçmişe sahip olan Zeki Paşa Yalısı gibi yapılar, sınırlı sayıda olmaları nedeniyle koleksiyon değeri taşıyan gayrimenkuller olarak değerlendiriliyor.
Bu özellikler, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisini canlı tutuyor. Satış sürecinin nasıl ilerleyeceği ve yalıya yeni bir alıcı çıkıp çıkmayacağı ise şimdiden merak konusu.