Türk müziğinin güçlü seslerinden Zerrin Özer, Grand Sapphire Resort'de sahne alarak izleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Sahneye siyah bir kostümle çıkan usta sanatçı, repertuarındaki zamansız şarkıları hayranlarıyla birlikte seslendirdi. Meslek hayatındaki 50'nci sanat yılının ilk konserini veren Özer, sahne öncesinde yaşadığı büyük coşkuyu dile getirerek, "Korkunç heyecanlıyım. İçimde hem korku hem de büyük bir heyecan var. Sanki kariyerimin ilk defa sahnesine çıkıyor gibiyim. Kıbrıs halkını çok seviyorum, çok sıcaklar. Onları sahnede karşımda görünce korkum ve heyecanım tamamen geçecek" ifadelerini kullandı.
Kariyerindeki yarım asırlık serüvenin sorulması üzerine geçmişe dönük samimi bir özeleştiri yapan usta sanatçı, mesleğe başladığı ilk dönemleri amatörlük olarak nitelendirdiğini belirtti. Özer, "50 yılınız nasıl geçti?" sorusuna, "İlk zamanlar amatördüm, tam olarak hatırlamıyorum. Bu yüzden 50 sene değil, aslında 40 sene diyorum. Amatör dönemlerimi de kapsayacak şekilde hesaplandığında 50 yıl oluyor. Ben artık tarihim" yanıtını verdi. Son dönemde yaşadığı sağlık sorunlarını geride bıraktığını müjdeleyen sanatçı, sağlık durumuyla ilgili olarak da "Çok iyiyim. Tamamen iyileştim, gelecekte daha da iyi olacağım" diyerek sevenlerinin yüreğine su serpti.
Kış aylarında dev saygı albümü serisi başlıyor
Müzik kariyerine yön verecek yeni projelerinden bahseden Zerrin Özer, kendisi için hazırlanması planlanan saygı albümü (tribute) projesine dair önemli detaylar paylaştı. Albüm çalışmalarının önümüzdeki kış mevsiminde start alacağını müjdeleyen sanatçı, projenin kapsamının oldukça geniş tutulacağını belirterek, "O albümü kesinlikle yapacağız. Kış aylarında stüdyo çalışmalarına başlayacağız. Sanırım tek bir albümle sınırlı kalmayacak, arka arkaya 3-4 albüm şeklinde büyük bir seri olacak" açıklamasında bulundu. Hayatının bir biyografi filmine dönüştürülmesi fikrine ise henüz tam olarak sıcak bakmadığını ve bu konuda oldukça çekimser olduğunu dile getirdi.
Z kuşağıyla bağ kurduğum için çok mutluyum
Geçmişte dile getirdiği "Unutulmaktan korkuyorum" şeklindeki ifadelerinin hatırlatılması üzerine bu hissiyatını gizlemeyen usta yorumcu, sanatçıların hafızalardan silinmesinin ağırlığına dikkat çekti. Unutulmaktan kelimenin tam anlamıyla nefret ettiğini söyleyen Özer, "Çok korkuyorum. Kim olursa olsun, bir insan için unutulmak gerçekten çok acı bir durum" dedi. Yeni nesil dinleyicilerle kurduğu bağın kendisi için bir teselli olduğunu belirten sanatçı, "Her şeye rağmen Z kuşağıyla bir arada olmayı, onlara ulaşmayı çok istiyordum. Şükürler olsun ki bu hedefim gerçekleşti. Dijitalleşen müzik dünyasında yeni nesil çok farklı tarzlar dinliyor, çoğunlukla eski isimleri bilmiyorlar. Fakat beni tanıyorlar ve dinliyorlar, bu yüzden çok mutluyum" diyerek sözlerini noktaladı.