Yeni Birlik Gazetesi "Önceliğimiz ülkemizin gübre ihtiyacını karşılamak"

"Önceliğimiz ülkemizin gübre ihtiyacını karşılamak"

Son dönemde gübredeki fiyat artışlarında dövizin de enerji krizinin de etkisi olduğunu kaydeden Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Tarım Kredi olarak öncelikle kendi üyelerimizin, sonra ülkenin bütün gübre ihtiyacını nasıl karşılarız diye bir gayretin içindeyiz." dedi.

Okan SARIKAYA

Tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin artması ve birçok üründe dışa bağımlılık, tarlada çiftçinin, tüketici olarak da vatandaşın belini büktü. Özellikle gübre hammaddesindeki fiyat artışları son günlerin üst sıralardaki gündem maddesi. Bir grup gazeteci ile bir araya gelen Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Hüseyin Aydın, A'dan Z'ye tarım holding şeklinde özetlediği Tarım Kredi Kooperatifleri'ndeki işleyişi ve kurumun gelecek döneme ait yatırım hedeflerini anlattı.

Hüseyin Aydın'ın, açıklamalarında hiç şüphe yok ki, en dikkati çeken husus bu dönemin en stratejik ürünü olduğuna dikkat çektiği, uluslararası kamuoyunun da gündeminden düşmeyen gübre konusuydu. Gübretaş ile Türkiye'deki gübre pazarının yüzde 31,7'sine hükmettikleri bilgisini veren Aydın, "Tarım Kredi olarak öncelikle kendi üyelerimizin, sonra ülkenin bütün gübre ihtiyacını nasıl karşılarız diye bir gayretin içindeyiz." dedi.

Son dönemde Avrupalıların gaz sıkıntısı sebebiyle fabrikalarını kapattığına dikkati çeken Aydın, Tarım Kredi'nin aksine yatırım arayışında olduğunu söyledi.

İRAN'DA BİR KOMPLEKS DOKUZ FABRİKA

Tarım Kredi'nin 1998 yılında İran'da satın aldığı üre - amonyak üreten 1 milyon metre kareye kurulu Razi Petrokimya adlı kompleks yatırımına vurgu yapan Aydın, Türkiye'nin yurt dışındaki en büyük sanayi yatırımlarından olan kompleksin içinde 9 fabrika barındırdığını belirterek, şu an tesisin yüzde 50'sinin Tarım Kredi'nin olduğunu söyledi.

Özelleştirmenin gereği olarak üretimin yarısının İran tarafından alındığını belirten Aydın, kalanının Türk çiftçisinin kullanımına sunulmak üzere Türkiye'ye getirildiğini ifade etti. İran'daki üretimin yetmediğinin altını çizen Aydın, bu nedenle farklı arayışlar içinde olduklarını, 5 tane yurt içinde, ağırlıklı Yarımca'da yoğunlaştıklarını bildirdi. Yarımca ve İskenderun'da iki limanlarının da olduğuna vurgu yapan Aydın, Gübretaş'a yatırıma devam edeceklerini, arayış içinde olduklarını hatta doğal gaza alternatif kömürden gübre üretimi konusunda da çalıştıklarının altını çizdi.

Aydın, "Dünyanın büyük oyuncularıyla birebir görüşmeye başladık. Bir ay kadar önce Rusya'daydık. Rusya hammadde zengini bir ülke. Her türlü zenginliği var. Bunu da sanayiye dönüştürmüşler. Rusya son uygulamalar nedeniyle, dışarı çıkmakta ve para transferleri nedeniyle birtakım güçlüklerle karşı karşıya, ama ondan öte Rusya gübre üretimini öncelikli kendi üreticilerine kullandırmayı hedeflemiş gibi bir algı elde ettik. İlişkilerimiz iyi, birkaç gemi de aldık. Rusya'yla temaslarımız devam ediyor. Ancak Rusya'nın kısıtlanması uygulaması arzı sınırladığı için fiyatlara baskı yapıyor." dedi.

Kendi üyelerimizin gübre ihtiyacı sonbahar için karşıladıklarını belirten Aydın, "Sonbahara hazırız, hatta ekstra mal aldık, diğer gübre üreticileriyle de iş birliği içerisindeyiz. Burada dikkati çekilmesi gereken husus fiyatların yukarıda olması. 3-4 yıl öncesine nispeten daha yukarıda. Aslolan ilkbahardaki gübre ihtiyacımız. Uygun, makul gübre bulursak alacağız." ifadelerini kullandı.

BAGFAŞ VE ETİ MADEN'E TEBRİK

Hakkı teslim etmek açısından bir hususa dikkat çekeceğini ifade eden Hüseyin Aydın, "Türkiye'nin DAP diye adlandırılan bir taban gübresi vardır. Üretim aşaması beli bir süre geçiyor, taşıması.. Bu gübre, istediğiniz an hemen gittim aldım demekle olmuyor. Yani İran'da fabrikan var, normal gidip hazır gübre olsa buraya gelişi 1 ay, 1,5 ay. Böyle bir süreci var. DAP'ı biz Yarımca'da üretebiliyoruz. Ama bizim üretim maliyetlerimiz çok yüksek. Çünkü hammaddenin tamamını dışarıdan alıyoruz. Biz bu taban gübresini zamanında temin edelim diye bir arayışa çıktık. Fas'ta - ki Fas bu konuda benchmark- akit yaptığımız zaman, 1.175 dolar/ton. Biz bunu Türkiye'den Mehmet Cengiz'den kooperatif teslimi 840 dolar/tona aldık ve Mardin'deki fabrikanın üretimini uzun bir süre bize bağladık. Kamuoyunda yanlış algılar oldu, bilinsin diye anlatıyorum. Ödemeleri de istediğimiz şekilde yapabiliyoruz. Şu anda aynı ürünü kooperatif teslimi 1000 dolardan aşağı bulmamız mümkün değil. Nereden alırsak alalım dışarıdan.

Aynı tarihlerde, Kemal Gencer Bey - BAGFAŞ ondan da, tonu 2 bin dolar olan Fosforik asidi, 1.150 dolar/tondan aldık. Her ikisinden de rica ettik. Uzun dönem bağladık. İyi ki bağlamışız.

Bu alışverişte en çok kazanan üretici, çiftçi oldu. O kazanınca, maliyet düştü, hepimiz kazandık.

Bu vesileyle; Toros, BAGFAŞ, Eti Maden ve İGSAŞ.. Her birini tebrik ediyoruz.

İLAÇ VE TOHUM

Bir diğer stratejik yatırımlarının ilaç ve tohum olduğunu söyleyen Aydın, dünyada çok ciddi rakiplerinin olduğuna, ilaçta Almanların, tohumda da İsraillilerin hakimiyetine dikkati çekerek kendilerinin de pazarda olmak için gayret gösterdiklerini söyledi.

Mevcut olan "1 fabrika, 4 depo ve 5 tesise ek olarak yeni bir yatırım planladıklarını ve bunun için de Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nin düşünüldüğünü söyledi. Bir iki ay içinde temeli atılacak tesis için gerekli ekipmanların siparişlerinin verildiğini söyleyen Aydın, mevcut tesisin kolonya vb. ürünler için kimyaya dönüştürüleceğini, yeni tesiste ise ilaçtan daha farklı 120 -130 lisanslı ürüne dönüşeceğini ifade etti.

YEM FABRİKASI YATIRIMI

Yem konusuna da değinen Hüseyin Aydın, Türkiye'de yüzde 11 pazar payları ve 12 fabrikalarının bulunduğunu ancak bunun yeterli olmadığını, ulaşamadıkları coğrafyalar için bu fabrikalara ek olarak, 830 milyon TL'lik yatırımla, Kırklareli, Erzurum, Konya'da da yem fabrikası kuracaklarını ve hazırlıkların sürdüğünü anlattı. Aydın bu yarımlarla pazar payının yüzde 15'ler civarına yükselteceğini söyledi.