Avrupa otomotiv sanayisinin kalbi konumundaki Volkswagen’de maliyetleri düşürmek amacıyla hazırlanan ve medyaya sızan radikal tasarruf planı, Almanya genelinde devasa bir protesto dalgasına yol açtı.
Güçlü işçi sendikası IG Metall öncülüğünde 18 tesiste eylemler başlatan işçiler, yönetime "başarısızlığın faturasını bize kesemezsiniz" mesajı verdi. Şirket genel merkezi de dahil olmak üzere Audi, Porsche, kamyon ve otobüs üreticisi Man gibi grup bünyesindeki fabrikalarda üretim durma noktasına gelirken, işçi temsilcileri ve sendika konseyi üyelerinin gösterilerinin gölgesinde toplanan Denetleme Kurulu, Üst Yönetici (CEO) Oliver Blume’un hazırladığı radikal dönüşüm planını masaya yatırdı.
Kaynaklardan sızan bilgilere göre CEO Blume’un kurulun önüne getirdiği dönüşüm planının temelinde çok ağır yaptırımlar yer alıyor. Hannover, Emden, Zwickau ve Audi'nin Neckarsulm tesisleri olmak üzere dört Alman fabrikasının tamamen kapatılması gündemde.
Bu kapanışlara bağlı olarak 50 bin ek işten çıkarma yapılması planlanırken, toplam istihdam kaybının 100 bine ulaşması bekleniyor. Ayrıca holdingin genişleyen yapısını basitleştirmek adına, temel marka bölümü ile bileşen teknolojisi işinin birbirinden ayrılarak bağımsız bir şirket haline getirilmesi de masadaki diğer sert başlıklar arasında bulunuyor.
Küresel elektrikli araç pazarında Çin rekabeti ve pazar kaybı
Otomobil üreticisinin bu radikal hamlesi, artan Çin rekabeti ve içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçiş sürecinde yaşanan ağır pazar kayıplarından kaynaklanıyor. Otomotiv endüstrisi analizlerine ve Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) tarafından yayımlanan güncel pazar AR-GE raporlarına göre, Volkswagen Grubu'nun Avrupa genelindeki bataryalı elektrikli araç (BEV) satışları, Çinli üreticilerin agresif fiyat politikaları ve sübvansiyon destekli modellerinin kıta pazarına proaktif giriş yapması nedeniyle son bir yılda doğrudan yüzde 35 oranında gerilemiştir. Analizler, yüksek enerji maliyetleri ve iş gücü giderleri sebebiyle Almanya'daki üretim tesislerinde verimlilik kaybı yaşayan şirketin, Çin pazarındaki pazar payını da benzer şekilde kaybetmesinin küresel gelir kalemlerinde milyarlarca avroluk yapısal bir açık yarattığını kanıtlamaktadır.
Alman Otomotiv Endüstrisi Derneği (VDA), verimsiz fabrikaların yabancı şirketlere satılması da dahil olmak üzere "cesur kararlar" alınmadığı takdirde, Almanya ve kıta genelinde sektör istihdamında topyekûn bir çöküş yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Almanya’da doğrudan veya dolaylı olarak yaklaşık 3 milyon kişinin istihdam edildiği bu sektörde, VW’nin atacağı geri adımın tüm tedarik zincirinde domino etkisi yaratmasından endişe ediliyor.
Volkswagen Yasası uyarınca kurulda büyük güç savaşı
Gerçekleştirilen kritik toplantı, 1960’larda çıkarılan ve şirketi düşmanca devralmalardan koruyan tarihi "Volkswagen Yasası" uyarınca büyük bir güç savaşına sahne oluyor. Şu anda 20 sandalyeli kurulda 19 üye bulunuyor ve işçi tarafı 10 koltukla stratejik çoğunluğu elinde tutuyor.
Eğer sunulan bu taslaklar kuruldan onay alarak geçerse, sendikalarla yönetim arasında aylar sürecek çok sert bir müzakere dönemi resmen başlayacak. İşçi temsilcileri ve yerel politikacıların barikat kurduğu bu hukuki ve idari süreç, sadece Volkswagen'in mali yapısını değil, aynı zamanda küresel pazardaki "Made in Germany" markasının ve Alman endüstri mirasının da geleceğini doğrudan belirleyecek.