Philip Morris Türkiye, pandemi sonrası süreçte çalışanlarına sürdürülebilir, yüksek performanslı bir çalışma ortamı sunmak amacıyla yeni bir program başlattı. 'Well-Being' adını taşıyan programda çalışanlara iş ve özel hayat arasındaki dengeyi nasıl kurabileceklerine dair kapsamlı danışmanlıklar sunuluyor.
Pandemiyle birlikte yaşanan değişim iş hayatındaki çalışma modellerini de kökten dönüştürüyor. Birçok şirket, çalışanların dönüşen iş yapış şekillerine daha rahat ayak uydurabilmeleri için yeni uygulamalar hayata geçiriyor.
Çalışanların refahı için öncü uygulamalar başlatan firmalardan Philip Morris Türkiye'nin İnsan ve Kültür Direktörü Iryna Vladimirova, Eylül ayında başlattıkları 'Well-Being' programının detaylarını paylaştı.
Programın merkezinde 'denge' var
Çalışan mutluluğunun her zaman şirketlerinin öncelikleri arasında ilk sıralarda yer aldığının altını çizen Vladimirova, "Şirketimizde çalışanlarımızın iş-özel hayat dengesini destekleyerek potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, sürdürülebilir, yüksek performanslı bir çalışma ortamı yaratmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle Eylül ayında başlattığımız, 'denge' kavramını merkezine alan 'Well-Being' programımızı stratejik önceliklerimizden biri haline getirdik. Amacımız, her birimizin kendi yolculuğunu sahiplendiği, kişisel ihtiyaçlarını fark ederek kendisi için doğru dengeyi bulduğu kurum kültürünü yaratmak. Ancak bu sayede kendimizi daha iyi hissedebilir, enerji seviyemizi yükseltebilir ve sürdürülebilir bir performansa sahip olabiliriz" diye konuştu.
Eylül ayını "Well-Being ayı' ilan etti
Programın başladığı Eylül ayını farkındalık ayı olarak belirlediklerini, bu kapsamda da bir dizi global ve lokal etkinliği harmanlayarak dopdolu bir gelişim takvimi oluşturduklarını belirten Vladimirova, "Her birimizin kendini iyi hissettiği, mutlu bir çalışma ortamı yaratmak arzusuyla çıktığımız bu yolculukta, öncelikle sağlam bir temel oluşturmayı hedefledik. Bu doğrultuda, daha önceki dönemde hayata geçirdiğimiz çalışanlar ve aileleri için tıbbi, psikolojik, finansal, yeni doğan bakımı, veterinerlik ve psikolojik danışmanlık desteğini de içeren Çalışan Destek Programımız ile çalışanların fiziksel ve duygusal sağlığını desteklemeye devam ediyoruz" dedi.
Programda uzmanlardan ve çalışanların geri bildirimlerinden faydalandıklarını dile getiren Vladimirova "Uzmanlarımız denge modelinin odak alanlarını oluşturan sağlık, ilişki, performans ve amaç konularının nasıl ele alınacağı ile iş ve özel hayatta daha dengeli deneyimlere dair tavsiyelerde bulunuyor. Şirket içi etkinliğimiz 'Mikrofon Sende' buluşmalarımızla çalışma arkadaşlarımızdan dinliyor, öğreniyor ve kendimizi gelişiyoruz. Bedensel ve zihinsel sağlığa odaklanarak yepyeni alışkanlıklar kazanma yolunda birlikte hareket ediyoruz. Bunlara ek olarak PM Ayrıcalıklar Kulübü ile çalışanlarımızı fırsatlar dünyasıyla buluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
İstedikleri yerden çalışabiliyorlar
Pandemide, Türkiye'de ilk vakanın tespit edilmesini takiben hızla uzaktan çalışma modeline geçen şirketlerden biri olduklarını kaydeden Iryna Vladimirova, "Uzaktan çalışma modelini çalışanlarımızdan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda kalıcı hale getirmek adına, saha çalışanlarını da kapsayan 'Smart Work' adını verdiğimiz esnek çalışma modelini hayata geçirdik. Türkiye pazarında ve dünya genelinde devrim niteliğindeki ilk uygulamalardan biri olan 'Smart Work' çerçevesinde ofis çalışanlarının yüzde 90'ı istediği yerden, saha teşkilatının ise dörtte üçü hibrit çalışabiliyor. Well-Being'i destekleyen bu çalışma modeli ile düzenli iş yükü analizleri, verimli iş alışkanlıklarına yönelik farkındalık kampanyaları ile esnek, verimli ve dengeli çalışma modelleri uyguluyoruz. Çalışmak kadar eğlenmeyi ve birlikte vakit geçirmeyi bilen bir ekip olarak, Sosyal Aktivite Kulüplerimizle, geleneksel pikniklerimizle, ekip buluşmalarımızla sosyalleşiyor, bizi biz yapan eşsiz kültürümüzü büyütüyoruz" diyerek sözlerine devam etti.
Vladimirova, bağlı bulundukları Philip Morris International'ın (PMI) Well-Being Champions Programı'nda öncü ülkelerden biri olduklarını, başarıyla yürütülen bu programla Well-Being gönüllülerini belirleyip özel eğitimler sunarak bu hareketi organizasyonun genelinde büyütmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.